KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/475 E., 2024/2792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/12 E., 2022/141 K.
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
vekili Avukat ...
DAVALILAR
1- Aydınlı İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili Avukat ... 2- ...
DAVA TARİHİ : 04.06.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2018/505 E., 2019/445 K.
1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin davada davalılardan Metal Konut Yapı Kooperatifinin borcun tamamından sorumlu olduğu, TMSF’ye devredilen diğer davalı Aydınlı İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden ise 31.10.2016 tarihli ve 678 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 37. maddesinde yer alan düzenlemenin kefilliğe ilişkin olduğu, davalılar arasında ise kefillik ilişkisi değil, adi ortaklık olduğu ve borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davalı Aydınlı İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle davalı Aydınlı İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilince önce kefile başvurulmasının zorunlu olduğu savunulmuş ise de, 678 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 37. maddesinde yer alan düzenlemenin adi ortak olan davalı hakkında uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/475, K. 2024/2792, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama