KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/916 E., 2024/4189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/399 E., 2022/1326 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/470 E., 2020/775 K.
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasındaki eser sözleşmelerinin haksız feshine dayalı tazminat, yoksun kalınan kârın tahsili ve teminat mektubunun iadesi istemli davada, davalının iş bitim süresindeki gecikme nedeniyle sözleşmeyi haklı feshettiğinin kabulü gerektiği, 16.02.2015 tarihli sözleşmeye konu iş bakımından süre verilmesinin sonuca etkisi olmayacağının dosya kapsamı ile sabit olduğu, fesihte davalı kusursuz davalı kusurlu olduğundan müspet zarar talep edilemeyeceği, yargılama sırasında teminat mektubunun süresi dolduğundan bu istemin konusuz kaldığı, şantiyede malzeme kaldığına dair davacı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle, teminat mektubunun iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer talepler bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince davacının, davalıyı iş programının gerisinde kaldığı hususunda temerrüde düşürdüğünü, fesihte haklı olduğu, sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden dava konusu menfi zarar kalemlerinin talep edilemeyeceği, davacının iş sahasında malzeme kaldığı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalının gönderdiği 07-11-15.03.2015 tarihli e-postalarla davacının eksik personel çalıştırdığını, yine 24.02.2015 ve 04-19-11.03.2015 tarihli e-postalarla iş programının gerisinde kalındığını, işin hızlandırılması gerektiğini belirterek davacıya uyarılarda bulunduğu, davalının sözleşmeleri feshinin haklı nedene dayandığı ve fesihte kusuru bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/916, K. 2024/4189, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama