KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/946 E., 2024/3548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1220 E., 2022/1240 K.
Karar Metni
646 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
BİRLEŞEN ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2016/799 ESAS- 2017/693 KARAR SAYILI DOSYASINDA;
İLK DERECE MAHKEMESİ
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
2016/669 E., 2018/916 K.
1-Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, yüklenici tarafından açılan asıl dava eksik ve ayıplı imalat bedeli ile gecikme cezasının tahsili, taşeron tarafından açılan birleşen dava ise, bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince, davalı ve birleşen dosya davacısının istinaf talebinin reddine, davacı ve birleşen dosya davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
3-Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı taraflar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2021/4307 Esas, 2022/4260 Karar sayılı ilamında; ilk derece mahkemesince taşerona yapılan ödemeler tutarının sözleşme tarihi öncesi ödemeler de dahil edilerek 894.383,80 TL olarak kabul edilmesinin ve Bölge Adliye Mahkemesince de davalı ve birleşen dosya davacısı taşeronun bu hususa yönelik istinaf isteminin reddinin doğru olmadığı, asıl davada eksik ve ayıplı işler bedeli yanında gecikme cezasının da davalı taşerondan tahsiline karar verildiği,
asıl davada davalı olan taşeronun gecikme cezasından sorumlu tutulabilmesi için gecikmenin tamamının davalının kusurundan kaynaklanması, gecikmede davacı yüklenicinin bir kusurunun bulunmaması gerektiği, sözleşmenin 5. maddesinde taşerona ödemelerin yapılacağı vadelerin ve ödeme şeklinin gösterilmiş olduğu, ek bilirkişi raporunda açıklandığı üzere yüklenicinin sözleşmede öngörülen süre ve vadelerde sözleşme bedelinin bakiye 92.867,78 TL’sini ödemediği,
bilirkişilerce tespit edilen eksik ve kusurlu imalat bedeli yüklenici tarafından ödenmeyen iş bedelinden mahsup edildiğinde dahi davalı taşeronun (192.867,78-56.003,75=136.864,03 TL) alacağı olduğu, bu durumda yüklenici iş bedelinin tamamını sözleşmede öngörülen sürelerde ve vadelerde ödememek suretiyle işin gecikmesinde kendisi de kusurlu olduğundan, cezai şart istemesinin mümkün olmadığı belirtildikten sonra,
"mahkemece yapılması gereken iş, asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekeceğinden mahsuplaşma yapılmaksızın asıl davada eksik ve kusurlu imalat bedeli 56.003,75 TL’yi hüküm altına almak, gecikme cezası isteminin reddine karar vermek, birleşen davada ise taşeron alacağı 192.867,78 TL’yi hüküm altına almaktan ibarettir" gerekçesiyle kararın kesin olarak bozulmasına karar verilmiştir.
4-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince bozma üzerine,"asıl davanın kısmen kabulüne, 56.003,75 TL eksik ve ayıplı işler bedelinin dava tarihi olan 11.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/799 Esas sayılı davası yönünden ise her ne kadar Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında 192.867,78 TL'nin hüküm altına alınması gerektiği açıklanmış ise de; dava dilekçesinde talep edilen miktar, yargılama aşamalarında ıslah edilmemiş olmakla taleple bağlı kalınarak, davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin birleşen dava tarihi olan 28.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
5-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin bozma üzerine verdiği karara karşı davalı-birleşen dosyada davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile kesin bozma doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine, birleşen dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 50.000,00 TL talep edildiği ve birleşen davadaki talep ıslah edilmediği halde, Daire'mizin bozma ilamında, maddi hata sonucu "birleşen davada taşeron alacağı olarak 192.867,78 TL'nin hüküm altına alınması gerektiği" yazılmışsa da açık bir maddi hataya düşülmesi halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğinden,
mahkemece birleşen davada 50.000,00 TL'nin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin temyizindeki sebepler yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/946, K. 2024/3548, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama