KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/1866 E., 2025/7 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/433 E., 2024/347 K.
- Karar
- Esastan Red
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/93 E., 2022/581 K.
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı kira yardımı alacağı nedeniyle itirazın iptali davasında binanın iskanının henüz alınmamış olduğu, davalı müteahhit işin bitirilerek teslimin yapıldığını iddia etmişse de sözleşmede işin anahtar teslimi yapılacağının düzenlendiği, anahtar teslimi olgusunun iskan alımını da kapsadığı, sözleşmede açıkça iskan alımı sorumluluğunun müteahhide verildiği, binada dava tarihi itibari ile iskan alınmadığı, teslimin yapıldığı yönündeki savunmaya itibar edildiği,
davalı müteahhit arsa maliklerinin kira yardımı alacaklarından vazgeçtiklerini iddia etmiş olsa da noter huzurunda resmi şekilde yapılmayan sözleşme değişikliğinin geçersiz olduğu ve davacı arsa maliklerinin yeminli beyanı karşısında davalının iddiasını ispat edemediği, davacıların icra takiplerinin ve taleplerinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen ve miktar ve değeri 378.290 Türk Lirası'nı aşmayan kararlara karşı temyiz kanun yolu kapalı olduğundan ve somut olayda temyiz eden tarafın temyize konu yaptığı miktar 402.564,38 Türk Lirası olup her bir davacı malik ..., ..., ... yönünden ayrı ayrı 100.641,09 Türk Lirası olduğu, dava konusu yapılan 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden ise iki malik bulunduğu ve 1/2 hisse sahibi olmaları dolayısıyla davacı malikler ... ve ... yönünden ise toplam 100.641,09 Türk Lirası olduğundan, temyiz sınırının her malik yönünden ayrı ayrı baz alınarak değerlendirilmesi gerektiğinden davalı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1866, K. 2025/7, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama