KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/200 E., 2024/4481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/749 E., 2023/963 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/777 E., 2017/505 K.
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan haciz şerhlerinin kaldırılması istemli davada davacı müteahhidin bağımsız bölümleri satın alma tarihinden önce hacizlerin konulduğu, haczi koyduran davalı bankaların tapuya şerh verilmeyen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin varlığından haberdar olmalarının beklenemeyeceği, dosya kapsamında davalıların kötüniyetli olduklarına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendikten ve kat irtifakı kurulduktan çok sonra,
arsa üzerinde kat karşılığı inşaat yapıldığı açıkça belli veya belirlenebilir olduğu halde dava konusu bağımsız bölümler üzerine konulan haciz şerhlerinden dolayı davalıların iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceği, davacı yüklenici ile dava dışı arsa sahipleri arasındaki sözleşme uyarınca yükleniciye ait olduğu kararlaştırılan bağımsız bölümler yönünden arsa paydaşlarından ...'nın kredi borçları nedeniyle konulan haciz şerhlerinin kaldırılmasında zorunluluk olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davanın kabulüne, dava konusu bağımsız bölümler üzerindeki davalılar tarafından konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı davalılar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 20.11.2019 tarihli, 2019/652 Esas, 2019/4723 Karar sayılı kararıyla, dava konusu somut olayda bağımsız bölümler üzerindeki haciz şerhlerinin taşınmazlar dava dışı arsa sahibi ... adına kayıtlı iken arsa sahibinin kefil olduğu dava dışı şirketlerin borçları nedeni ile şerh edildiği,
haciz şerhlerinin konulduğu tarihlerde kat karşılığı inşaat sözleşmesi tapuya şerh edilmediği gibi, davalı alacaklı bankaların haciz koydurdukları taşınmaz ya da bağımsız bölüm üzerinde inceleme yaparak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, inşaatın devam ettiğini ve bu yerin yükleniciye ait olduğunu araştırmalarının beklenemeyeceği, davalıların kötüniyetli olduğu davacı tarafça da kanıtlanamadığından davanın reddi kararının doğru olduğu gerekçesiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4- Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilâmına direnilmesine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu bağımsız bölümler üzerindeki davalılar tarafından konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
5- Bu karara karşı davalılar Şekerbank A.Ş., Ziraat Bankası A.Ş., Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 22.09.2021 tarihli, 2021/992 Esas, 2021/273 Karar sayılı kararıyla, bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir.
6- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.05.2023 tarihli, 2021/(15)6-802 Esas, 2023/434 Karar sayılı kararı ile Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
7- Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı tarafından konulan hacizlerin kaldırılmasına, davalılar Şekerbank A.Ş., T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Türk Ekonomi Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşıldığından davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/200, K. 2024/4481, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama