KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/2323 E., 2024/3002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/239 E., 2024/262 K.
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
...
BİRLEŞEN 2018/129 ESAS SAYILI DOSYADA
...
DAVA TARİHİ : 17.07.2008
HÜKÜM/KARAR : Kabul ... vekili
Asıl dosyada davacı vekili, davacı ile davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı arasında yapılan anlaşma neticesinde E Blok 8 no.lu dubleks dairenin 12.000,00 TL peşin bedelle davacıya satıldığını, ancak sonraki yönetim tarafından bu satış inkar edilerek davacıya ortak olmadığının bildirildiğini ileri sürerek, kooperatif ortaklığının tespiti ile 8 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptalini ve davacı adına tescilini, mümkün olmaması halinde bedelin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen dosyalarında ise, kur'a ile bağımsız bölüm tahsis edilmiş olan kooperatif ortağı aleyhine üstün hakkın tespiti ile tapu iptali ve davacı adına tescilini istemiştir.
Asıl ve birleşen dosyalarda davalılar vekili, davaların reddini istemişlerdir.
Birleşme öncesi yapılan bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, asıl davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.09.2010 tarihli, 2009/2761 E., 2010/8919 K. sayılı ilamıyla, davacının üstün hak sahipliğinin tespiti ile ortaklıktan kaynaklanan borcu bulunup bulunmadığının araştırılması, peşin ödemeli ortak olup olmadığının belirlenmesi ve kur'a sonucu bağımsız bölümün tahsis edildiği üçüncü kişiye husumet yöneltilip yöneltilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının peşin ödemeli ve üstün hak sahibi ortak olduğu,
dava tarihi itibariyle 29,23 TL genel gider borcu bulunduğu, borcu olan ortağın tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararının, taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 14.12.2021 tarihli, 2021/1458 Esas, 2021/2242 Karar sayılı ilamıyla asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilinin tüm, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş.
Mahkemenin; davacı ... hakkında, davalı kooperatifin peşin bedelli ve dava konusu bağımsız bölüm yönünden üstün hak sahibi ortağı olduğuna ilişkin tespitleri isabetli olsa da, gerek HGK’nın 18.03.2015 tarihli, 2013/23-1599 Esas, 2015/1057 K. sayılı ilamı, gerekse de Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 18.03.2019 tarihli, 2016/2284 Esas, 2019/1046 Karar sayılı ve benzer nitelikteki ilamları uyarınca, kooperatif ortağı tarafından açılan tapu iptali ve tescil istemli davalarda ortağın karar tarihine en yakın tarih itibariyle aidat ve fer’ilerine ilişkin borçlarının depo edilmesi suretiyle tescil hükmü kurulabileceği gibi,
ortağın yalnızca genel gider borcu bulunduğu durumlarda depo kararına dahi gerek olmaksızın tapu iptal ve tescil kararı verilebileceğinin tartışmasız olduğu, bu durumda mahkemece, peşin bedelli ortak olduğu hususu sabit hale gelen davacının yalnızca genel gider borcunun varlığının tescil hükmü kurulmasına mani olamayacağı hususu dikkate alınarak bu yöndeki talebin kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı;
birleşen davanın, davacının asıl davadaki tapu iptali ve tescil istemi nedeniyle kayıt malikine yöneltilmesi zorunlu olan husumetin ifası için yapılmış bir taraf tamamlayıcı işlem niteliğinde olup, davalı kooperatif ile kayıt maliki davalı ortak arasında mecburi (zorunlu) dava arkadaşlığı bulunduğu, taraf tamamlayıcı bir işlemden ibaret olduğu anlaşılan birleşen dava yönünden ayrıca bir hüküm kurulmaksızın, tüm talepler hakkında tek hüküm içeriğinde karar verilmesi gerekirken, bu hususun dikkate alınmamasının da doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, davacının peşin ödemeli ortak talebi yönünden açmış olduğu davasının kabulüne, dava konusu bağımsız bölüm yönünden üstün hak sahibi olduğunun tespitine, genel yönetim ve alt yapı giderini davalı kooperatife ödemediği tespit edildiğinden tapu iptal ve tescil talebinin usulden reddine, birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı tereke temsilcisince ve katılma yoluyla davalı ... vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Kamu düzenine aykırılık hallerinin ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; birleşen davada davalı ... vekilinin itirazlarının bozmaya uyularak kesinleştiği anlaşıldığından birleşen davada davalı ... vekilinin katılma yoluyla temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2- Davacı tereke temsilcisinin temyiz istemine gelince;
Asıl ve birleşen davalar; kooperatif ortaklığı ve üstün hak sahipliğinin tespiti ile tapu iptali ve tescil mümkün olmaz ise taşınmaz bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Uyulan bozma ilamında, mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiş olup, bozma ilâmına uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21-9 ve 04.02.1959 gün 13-5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme ve araştırma yapılması ve karar verilmesi zorunludur.
Somut olayda mahkemece; peşin bedelli ortak olduğu hususu sabit hale gelen davacının yalnızca genel gider borcunun varlığının tapu iptali ve tescil hükmü kurulmasına mani olmayacağı hususu dikkate alınarak bu yöndeki talebin kabulü gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yine Dairemizin 14.12.2021 tarihli, 2021/1458 Esas, 2021/2242 Karar sayılı ilamında işaret edidldiği üzere, taraf teşkili tamamlayıcı bir işlemden ibaret olduğu anlaşılan birleşen dava yönünden ayrıca bir hüküm kurulmaksızın, tüm talepler hakkında tek bir hüküm kurulması gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması da doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2323, K. 2024/3002, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama