KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/2362 E., 2024/7832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, borçluların icra mahkemesine başvurusunda; sair nedenlerle birlikte borca itirazları üzerine alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasında borçlu ... yönünden davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle 03.11.2021 tarihli icra emrinde borçlu olarak gösterilmesinin usulsüz olduğunu ileri sürdükleri, İlk Derece Mahkemesince, borçlu .... yönünden, alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi nedeniyle hakkında icra emri düzenlenmesinin usulsüz olduğu, borçlu ....
Elektro ... Ltd.Şti. yönünden ise aldırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile borçlu ... yönünden takibin iptaline, borçlu .... Elektro ... Ltd.Şti. yönünden icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, borçlu .... Elektro ...
Ltd.Şti. ve alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun istinaf isteminin istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle usulden reddine, alacaklının istinaf başvurusunun mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığından bahisle esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Genel haciz yoluyla takipte, İİK’nın 62. maddesi uyarınca borçlunun süresinde itiraz etmesi halinde aynı kanunun 66. maddesi gereğince takip durur. Bu durumda, alacaklı İİK'nın 67. maddesi gereğince genel mahkemeden itirazın iptalini ya da aynı kanunun 68. maddesi uyarınca icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyip takibin devamı yönünde karar almadıkça takibe devam edemez.
Somut olayda, alacaklı tarafından borçlular hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlular tarafından yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğu, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin durmasından sonra alacaklı tarafından itirazın iptali davası açıldığı, İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.11.2018 tarih, 2014/710 E.-2018/838 K. sayılı kararı ile borçlu ... yönünden davanın reddine karar verildiği,
tarafların istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2021 tarih, 2019/518 E.-2021/1527 K. sayılı kararı ile borçluların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile borçlu ... yönünden davanın reddine karar verildiği görülmüş olup borçlu ... hakkındaki takibin durmaya devam ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda da açıklandığı şekilde, genel haciz yoluyla takipte, süresinde yapılan itiraz üzerine duran takipte alacaklı tarafından takibin devamı yönünde bir karar sunulmadıkça takibe devam edilip işlem yapılamaz. O halde, İlk Derece Mahkemesince, alacaklı tarafından borçlu ... hakkında takibin devamı yönünde bir karar sunulmadığından anılan borçlu hakkında icra emri düzenlenmesinin usulsüz olduğu gerekçesi icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/2362, K. 2024/7832, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama