KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/251 E., 2024/2164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1687 E., 2023/1329 K.
- Dava tarihi
- 18.12.2015
- Hüküm/karar
- Kabul
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/491 E., 2019/383 K.
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; asıl ve birleşen sıra cetveline itiraz davalarında yapılan yargılama neticesinde, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili ile asıl ve birleşen 2016/472 E. sayılı davada davalı-birleşen 2015/463 E. sayılı davada davacı ... vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi tarafından, ilk sıra cetveli iptal edilmiş ve buna dair karar kesinleşmiş olduğundan asıl ve birleşen 2015/463 E. sayılı davaların konusuz kaldığı, birleşen 2016/472 E. sayılı davada ise, sıraya itirazın yerinde olmadığı, muvazaa iddiası yönünden ise, ispat yükü üzerinde olan davalı ...'in alacağının varlığını ispat edemediği belirtilerek,
İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden esas hakkında karar verilmesine ve asıl ve birleşen 2015/463 E. sayılı davaların esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2016/472 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile sıra cetvelinde davalı ...'e ayrılan payın öncelikle davacı alacağına tahsisine karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili ile asıl ve birleşen 2016/472 E. sayılı davada davalı-birleşen 2015/463 E. sayılı davada davacı ... vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
3-a)Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362'nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366'ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; hükmü temyiz ve sıra cetveline itiraz eden asıl ve birleşen 2016/472 E. sayılı davada davalı-birleşen 2015/463 E. sayılı davada davacı ...'ın satış tarihi itibariyle toplam alacağı 105.375,76 TL olup, davaların lehine sonuçlanması halinde dahi adı geçen tarafa ödenebilecek miktar, en fazla borçludan olan toplam alacakları kadar olabileceğinden ve bu miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalması dikkate alındığında, temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
3-b)Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davalının alacağını dayandırdığı ödemelerin borçlu şirketin değil şirket yetkilisi ile kardeşinin hesaplarına yapılmış olduğu ve satım konusu taşınmazın da borçlu şirkete ait olmadığı anlaşıldığından, asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/251, K. 2024/2164, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama