KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/2547 E., 2025/1829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/552 E., 2024/565 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/407 E., 2022/116 K.
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen alt yüklenicilik sözleşmesi kapsamında davacının edimini eksiksiz yerine getirdiğinden bahisle davalıya gönderilen ihtarname ile 7.997.965,98 TL kesintinin ödenmesinin ihtar edildiğini, davalının ise cevabi ihtarname ile kesintilerin teminat olarak değerlendirilmesi sebebiyle talebin kabul edilmediğini, geçici kabul işlemlerinin yapılmasından itibaren 12 aylık teminat süresi geçmiş olmasına rağmen davalının kesin kabul işlemlerine başlanmaması üzerine davacının ihtarname keşide ederek kesin kabul işlemlerinin yapılmasını talep ettiğini,
davalı tarafından kesin kabul işlemlerine başlanmamasının sözleşmeye ve yapım işleri genel şartnamesine aykırı olduğunu belirterek, sözleşme şartları gereğince 12 aylık teminat süresi geçmesine rağmen davalının, kesin kabul yapmaktan kaçınması nedeniyle davacının kesin kabul isteme hakkı doğduğundan, kesin kabul işlemlerinin yapılmasına, kesin kabulün geçici kabul tarihinden itibaren geçen 12 ayın sonunda yapılmış sayılmasına, teminat kesintisi alacağının ihtar tarihi olan 13.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, kesin kabul işlemlerinin yapılması için asıl iş sahibi idarenin onayının olması gerektiğini, idare ile akdedilen Anasözleşme'de teminat süresi 24 ay olarak belirlendiği için kesin kabul tarihinin en erken 30.10.2020 tarihi olabileceğini, davacının kesin kabul işlemlerinin yapılması talebinin kabul görmesi halinde eksik ve kusurlu işlerin mahkemece tespitinin gerektiğini, teminat kesintisinin iade şartlarının oluşmadığını, davacının SGK,
Vergi Dairesi gibi kurumlardan alınacak borcunun olmadığına dair yazısı ile işçilerin ibra yazılarını davalıya teslim etmediği için ve kesin kabul ve kesin hesap yapılmamış olması sebebiyle teminat kesintilerinin istenemeyeceğini, davalının temmerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu işin geçici kabulünün yapıldığı, herhangi bir eksiklik ve kusur olmadığının belirlendiği, asıl işveren tarafından da daha önce davacının yaptığı işin geçici kabulünün yapıldığı, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre de geçici kabul tarihinden itibaren bir sonraki yıl içinde bu kesintilerin davacıya iade edilmesinin kararlaştırıldığı, davadan önce de davadan önceki tarih olan 25.12.2019 tarihi itibariyle de ödemenin tamamlanması gerektiği halde yapılmadığı, davacının 3.686.311,51 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, asıl dava ve ıslah tarihinden itibaren kabul edilen miktara avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde: a. Davacının talepleri zamanaşımına uğramış olmasına ve dava tarihinde dava açmakta hukuki yararı bulunmamasına karşın davanın esasına ilişkin yargılama yapılmasının hukuka uygun olmadığını,
b. Davacının talebinin aksine, dava tarihinde kesin kabulün yapılması fiilen ve hukuken mümkün olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
c. Mahkemece kesin kabul yapılması talebinin kabul edilmesi halinde eksik ve kusurlu işlerin tespitinin gerektiğini, bu tespit yapılmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis edildiğini,
d. Davacı tarafından talep edilen teminat kesintilerine dair alacağın iade şartlarının oluşmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2547, K. 2025/1829, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama