KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/2797 E., 2025/3735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/519 E., 2024/1124 K.
- İlk derece mahkemesi
- Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/993 E., 2022/27 K.
Karar Metni
1.352 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Davacı iş sahibi ... vekili dava dilekçesinde; davacıya ait taşınmazlar üzerinde bulunan üzüm bağları ve meyve ağaçlarının sulama ve sıvı gübreleme ihtiyacının karşılanması amacıyla davalı üretici ... Sanayi ve ... Şirketi tarafından üretilen malzemelerin kullanılması suretiyle davalı bayi ...ve ... Malzemeleri Sanayi ve ...
Limited Şirketi'nce proje, malzeme ve montaj dahil olmak üzere damla sulama sisteminin kurulduğunu, bağların sulama zamanı geldiğinde sistemin çalıştırılması üzerine yeraltı borularının çeşitli yerlerinde patlamalar meydana geldiğini, patlamanın meydana geldiği yerlerdeki borular üzerinde yapılan incelemede boruların standartlara uygun olmadığının tespit edildiğini, davalı üreticiye gizli ayıp ihbarında bulunulduğunu, davacının başvurusu üzerine yapılan tespit sonucunda düzenlenen rapora göre damla sulama sisteminde kullanılan PVC boruların istenilen standartlara uygun olmadığının tespit edildiğini,
ayrıca sistemin mevcut hali ile çalışmasının uygun olmadığı, ana boru hattının ve manifolt sisteminin değişmesinin gerektiği, bu işlerin yapım maliyetinin 201.794,00 TL ve sistemin kullanılamaması nedeniyle oluşan ürün zararının 624.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, zararın davalılara yapılan başvuruya rağmen giderilmediğini belirterek tespit raporunda belirlenen zararların dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı yüklenici ...ve ... Malzemeleri Sanayi ve ... Limited Şirketi vekili karşı dava dilekçesinde; asıl davaya cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla sözleşme konusu işe ilişkin malzeme bedelinin ödenmediğini belirterek 178.868,53 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.1. Davalı ... Sanayi ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; tespit raporlarını kabul etmediklerini, davalı tarafından üretilen malzemelerde tespit edildiği öne sürülen ayıpların bulunmadığını, yurt dışına ihraç edilen nitelikte ürünler olduğunu, ayıp bulunduğu kabul edilse bile tamamında ayıp bulunmadığını, tamamının değiştirilmesinin gerekmediğini, istenilen zararın çok yüksek olduğunu, davacıya satışı yapılan malzemelerin üretim tarihlerinde geçerli standartlara uygun olarak üretildiğini, test raporlarında herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığını, davacının ayıp ihbarını süresinde yapmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
1.2. Davalı yüklenici ...ve ... Malzemeleri Sanayi ve ...
Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalının davacıya ait taşınmazlara alt yapının kazılıp hazırlanması hariç olmak üzere malzeme ve montaj dahil olarak damla sulama sistemi kurulumunu yaptığını, 2014 yılı Nisan ayında çalışır şekilde teslim edildiğini, 12.05.2014 tarihinde arıza bildirimi yapıldığını ve 15.05.2014 tarihinde arızanın giderildiğini, sonrasında yapılan bir arıza bildiriminin bulunmadığını, boruların döşeneceği alt yapı sisteminin kazılmasının davacının yükümlülüğünde bulunduğunu, davacının malzeme bedelini ödemediğini, ayıplı olduğunu ileri sürerek zararını talep ettiğini,
davacının taleplerinin kabul edilebilir olmadığını, davalı tarafından kurulum sonrasında sistemin çalıştırıldığını, borulardaki patlamanın dayanıksızlıktan değil davacının yükümlülüğünde bulunan alt yapının usulüne uygun hazırlanmamasından kaynaklandığını, arızanın hemen giderilmesi gerekirken bildirimde bulunulmadığını ve arızanın giderilmediğini, davacının yeterli suyu bulunmadığından sulamayı yapamadığını, talep edilen zararların çok yüksek olduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.1. Karşı davada davalı iş sahibi ... vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; asıl davaya ilişkin beyanlarını tekrar ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan raporların tamamında sulama sisteminin döşendiği yerin ayıplı ve hatalı olduğunun, ayrıca döşendiği yerde uygun bir kazı sonrasında boruların konulacağı zeminin yumuşak malzeme ile doldurulmamış ve üzeri basınç ve diğer etkenlerin zarar vermeyecek şekilde kapatılmadığının tespit edildiği, davacının yaptırdığı testlerin boruların imalatını belirlenmesi için yeterli olmadığı, sistemin kurulmasından iki ay sonra arızaların başlaması,
boruların yarılma şekli, sistemin kurulduğu alanın ayıplı ve hatalı olması birlikte değerlendirildiğinde borularda imalat hatasından kaynaklı bir ayıbın veya gizli ayıbın bulunmadığı, taraflar arasında sistemin ne şekilde kurulacağına dair bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının çiftçi olduğu, ticari ve mesleki amaçla hareket ederek damla sulama sistemini satın aldığı, davacı vekilinin 25.12.2014 tarihli dilekçesinde boruların zarar görmesi sebebi olarak alt yapı zemininin uygun olmamasına dayanmadığı, dosyaya davalı bayi tarafından sunulan belgeye göre çukur kazma ve kapatmanın davalı bayiye ait olmadığı,
alt yapıda kullanılması gereken malzemelere ilişkin bir belirlemenin de bulunmadığı, kurulum yerine ilişkin olarak davalılara yüklenebilecek bir sorumluluğun olmadığı, tarafların dosyaya sunmuş oldukları beyanlara göre yapılan iş miktarının 327.650,12 TL, ödeme miktarının ise 116.179,61 TL olduğu, taraflar arasında alacak miktarına ilişkin uyuşmazlığın bulunmadığı, bedelin ödenmeme nedeninin sistemin ayıplı olup olmadığı hususundan kaynaklandığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar karşı davalılar ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri ile davalı karşı davacı ...ve ... Malzemeleri Sanayi ve ...
Limited Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıkların ayıp olarak nitelendirildiği ve TBK'nın 4 74... . maddelerinin uygulanmasının gerektiği, yüklenicinin ayıptan sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması,
eserin açık ya da zımnen kabul edilmemiş olmasının gerektiği, 01.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda ana boru hatlarında meydana gelebilecek bir arıza durumu haricinde sulama sisteminin vanalar yardımı ile parçalar halinde yönetilebileceğinin tespit edildiği, 21.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda tespite konu olumsuzlukların motor, pompa, filtre ve gübreleme otomasyon sisteminden kaynaklandığının belirlendiği, 28.02.2018 tarihli bilirkişi raporu ile sulama sisteminde ayıp ya da hasar ile ilgili bir bulgunun tespit edilemediği, 20.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda sulama sisteminin çalışır vaziyette olduğu,
su kapasitesi ile bağların sulanmasının yapılabileceğinin belirtildiği, bu hali ile davacının eserin ayıplı olduğu hususunu ispat edemediği; taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi ilişkisinin davacılar murisi ile davalı bayi arasında olduğu, iş bedelinin istenilebilmesi için fatura düzenlenmesine gerek bulunmadığı, davacılar murisine karşı davada husumet yöneltilmesinin yerinde olduğu;
taraflar arasındaki işin TTK'nın 19/1. maddesi uyarınca ticari iş olduğu ve 19/2. maddesi uyarınca ticari işlerde avans faizinin talep edilebileceği, yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, hükmedilen alacağa avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde; damlama sulama sisteminde kullanılan ana boruların laboratuvar ortamında yapılan incelemesine ve tespit dosyasında yapılan incelemesine göre ayıplı olduğunu, borulardan alınan numuneler üzerinde yapılan inceleme sonucunda yoğunluk tayini, sabit sıcaklıkta iç basınca mukavemet, dış darbeye karşı direncin belirlenmesi, et kalınlığı ölçümü yönünden standarda uygun olmadığının tespit edildiğini, ...
Test Laboratuvarının test sonuçlarının kesin ve ilmi veriler olduğunu, üzüm bağında kullanılan yer altı plastik boruların standartlara uygun olmadığının ve ayıplı olduğunun kesin bir şekilde ortaya koyulduğunu, kimyager bilirkişinin PVC esaslı boruların standart dışı olduğunu ve ürünün kusurlu bulunduğunu tespit ettiğini, ziraat mühendisi bilirkişinin tamamen kendi kanaatlerine dayalı ve hiçbir bilimsel veriye dayanmayan raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacılar murisinin 04.04.2014 tarihinde davalı bayiye ayıp ihbarında bulunduğunu, gizli ayıp nedeniyle yapılan ihbarın süresinde olduğunu,
süresinde yapılan ayıp ihbarına rağmen gerekli kontrolleri yapmayan davalı bayinin zarardan sorumlu olduğunu, davalı satıcının ise yer altı ana ve yan ana borularını ayıplı imal ettiği için sorumlu olduğunu, karşı davaya ilişkin olarak ise işin ayıplı olduğunun tespit edildiğini ancak mahkemece işin yapıldığı arazinin ayıplı olduğunun tespitine yönelik kabulün hatalı olduğunu, davalı bayinin sağlam ve kusursuz iş teslimi yapmadığını, iş bedeli talebinde bulunamayacağını, davalı bayinin karşı davaya konu faturasını davacılar murisi adına düzenlemediğini, şirket adına düzenlediğini, husumetin şirkete yöneltilmesinin gerektiğini,
işin ticari nitelikte olmadığını, maddi tazminat davalarında davanın tamamen reddi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesi kapsamında edimin ayıplı ifa edilmesine dayalı tazminatı; karşı dava eser sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar karşı davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2797, K. 2025/3735, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama