KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/2837 E., 2025/2081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/217 E., 2024/288 K.
Karar Metni
1.551 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Mahkeme kararı davalılar vekilince duruşmalı, davacılar vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalılar vekili Avukat .... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukat sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalılar arasında 14.02.2007 tarihinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, ... ada, ... parsel sayılı 5226 m² alanlı arsa üzerinde müvekkil tarafından muhtelif bloklar yapılacağının ve bu bloklarda oluşan bağımsız bölümlerin %31’inin arsa maliklerine, %69’un ise yüklenici olan müvekkiline ait olacağının kararlaştırıldığını, yine aynı sözleşmenin ikinci sayfasında hafriyat bitip temel hazırlıklarına başlandığında 5 dairenin müvekkiline devrinin taraflarca kabul edildiğini,
inşaat ruhsatı alınması sonrasında müvekkili tarafından inşaatın başlaması için gerekli hafriyatın tamamen yapıldığını, temel atmaya hazır hale getirildiğini, arsa maliki olan davalıların sözleşmeden doğan vecibelerini yerine getirmediğini, müvekkiline haber vermeksizin bir başka yüklenici ile anlaşarak aralarındaki sözleşmeyi yok sayarak inşaatın yapımını sağladıklarını ileri sürerek, 10.000,00 TL hafriyat bedeli ve 10.000,00 TL mahrum kalınan kâr bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/21 Esas, 2011/556 Karar sayılı ilamı uyarınca feshine karar verildiğini, taşınmazda imar durumu ve idari açıdan hiçbir engel olmamasına rağmen davacının aradan geçen dört yılı aşkın süre içinde hiçbir imalat yapmadığını, davacı tarafın inşaat için ruhsat alındığı beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, projesi ve ruhsatı olmayan yapının temel atmaya hazır hale geldiğinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın hafriyat çalışması olarak zikrettiği ancak aslında,
taşınmazdaki zeytin ağaçlarının kaçak olarak kesilmesinden başka bir eylem olmayan işlemin de davacı tarafından yapılmadığını, davacı tarafın kendi kusurundan menfaat elde etmeye çalıştığını, sözleşme sonrasında gereken özen ve basireti göstermeyen yüklenicinin sebep olduğu onca zaman ve maddi kayıp karşısında işbu davayı ikame etmesinin en başta kimsenin kendi kusuru sebebiyle menfaat elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı olduğunu belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.03.2015 tarihli ilk kararı ile, "mahkemenin 2011/21 E. sayılı dosyasında daha önce aynı kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle davalılar tarafından sözleşmedeki süreye rağmen yüklenicinin 45 ay içinde bitireceği taahhüdüne karşın imar ve idari açıdan engel hiçbir durum olmamasına rağmen aradan geçen dört yılı aşkın süreden beri inşaata başlanmaması nedeniyle taraflar arasında bu davaya konu sözleşmenin yüklenici yönünden edimini yerine getirmediğinden bahisle feshine karar verildiği,
dava sonunda mahkeme gerekçeli kararının taraflara tebliğ edilerek kararın kesinleştiği, bu dava yönünden talep değerlendirildiğinde davanın asıl konusu olan 14.02.2007 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiği, bu feshin bu davadaki davacı yüklenicinin edimini ifa etmemesi nedeniyle sözleşmenin yerine getirilemediğinin sabit olduğu,
yüklenicinin bu sözleşme uyarınca zarara uğradığı iddiasının TMK’nın 2. maddesindeki iyiniyet ve hakkaniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, taraflar arasında ortada geçerli sözleşme bulunmadığı ve davacının edimini ifa etmemesi nedeniyle sözleşmenin sona erdiği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 02.07.2018 tarihli, 2015/9686 E., 2018/3866 K. sayılı kararı ile "Mahkemece, yüklenicinin edimini ifa etmemesinden dolayı sözleşmenin feshedildiği gerekçesiyle davacı yüklenicinin mahrum kalınan kar talebinin reddine karar verilmesi doğru ise de, hafriyat bedeli talebi yönünden eksik incelemeye dayalı karar verilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme yüklenicinin kusurundan dolayı feshedilse bile, yüklenici, arsa sahiplerinin yararlandığı imalat bedellerini sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince talep edebilir.
Bu durumda mahkemece, sebepsiz zenginleşme hükümleri dikkate alınarak, yüklenici tarafından davaya konu taşınmaz yararına hafriyat işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapıldığının ve davalının yararına olduğunun anlaşılması halinde hafriyat işlemi bedeli tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 2015/9686 Esas, 2020/1790 Karar sayılı bozma ilamına uyularak davanın reddine dair verilen ikinci karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 23.06.2020 tarihli, 2019/3786 E., 2018/3866 K. sayılı kararı ile "Mahkemece bozmaya uyularak alınan 24.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda dosya kapsamına göre hafriyat işleminin kimin tarafından yapıldığının belli olmadığı, bu nedenle bedel tespitinin yapılamayacağı belirtilmiş, ikinci bilirkişi kurulu raporunda da hafriyatın yapıldığı ve bedelinin Çevre Bakanlığı fiyatlarına göre 263.191,77 TL olduğu açıklanmıştır.
Bu haliyle her iki rapor arasında çelişki doğduğundan mahkemece konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak dosyadaki belgeler ve tespit raporu değerlendirilerek ayrıca mahkeme kararının gerekçesinde açıklanan heyelan durumunun da incelenmesi suretiyle davacının hafriyat işlemi yapıp yapmadığının ve bu işlemin davalı arsa sahibi yararına olup olmadığının incelettirilmesi,
arsa sahibi yararına iş yapılmış ise bedelinin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun görülmüştür" gerekçesiyle 2. kez bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Mahkememizce dosyamız arasına alınan Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/20 D.İş sayılı tespit dosyasındaki 15.10.2010 tarihli tespit raporunda 'büyük hacimli bir hafriyat çalışması yapılmış olduğu', Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/21 Esas, 2011/556 Karar sayılı dosyasındaki 20.06.2011 tarihli raporda 'dava konusu taşınmazda bir miktar hafriyat yapıldığı, hali hazırda boş arsa olduğu,
üzerinde herhangi bir yapılaşma mevcut olmadığı' belirtilmiş, mahkememizin Yargıtay bozmasından önceki esasında görülmekte olan 2018/512 E. sayılı dosyasında 24.04.2019 tarihli ...’in bilirkişi raporuyla dava konusu yerde 17.701 m² toprak kazısı hafriyatı, 174 m³ toprak dolgusunun yapıldığının tespit edildiği, tüm bu sebeplerle mahkememizce davaya konu hafriyat işleminin davacı tarafından yapılmış olduğu kanaatine varılmıştır.
Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/21 Esas sayılı dosyasında davanın tarafları arasında yapılmış olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiş olduğu dikkate alındığında; tarafların anlaştığı süre zarfında davacının edimini ifa etmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshine davacının kendi kusuruyla sebep olduğu anlaşıldığından davacının mahrum kaldığı kâr talebi yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda heyelan olgusunun araştırılması amacıyla uydu ve hava fotoğraflarının istendiği ve bu fotoğraflar doğrultusunda mevcut bilirkişi heyetinden 04.08.2023 tarihli ek bilirkişi raporu alındığı, iş bu raporda davaya konu yerde heyelan olup olmadığının belirlenemediği görülmüştür" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,
20.01.2022 tarihli heyet bilirkişi raporu ile davacı vekilinin 02.05.2024 tarihli talep dilekçesine bağlı kalınarak tespit edilen 17.701 m3 hafriyat için 263.191,77 TL’lik hafriyat bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,davacının mahrum kaldığı kar talebinin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, a. Müvekkilinin hakedişi olan hafriyat alacağının oldukça düşük hesaplandığını, yapılan hesaplamanın hakkaniyetli ve gerçeğe uygun yapılması gerektiğini,
b. Gerekçeli karar incelendiğinde dava dilekçesinde faiz talebi olmasına rağmen hükümde faize hükmedilmediğini,hafriyat bedelinin hesaplandığı ve tespit edildiği tarihin Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/20 D.iş dosyasındaki tespit raporunun tarihi olan 15.10.2010 tarihi olduğunu, dolayısıyla faizin de hafriyat bedelinin hesaplandığı tarihten itibaren uygulanması gerektiğini, bu yönüyle kararın hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde,
a. Bozma ilamına aykırı olarak imalat tarihi tespit edilemediği halde ve yine eksik olduğu bozma ilamında anılan (bozma öncesi 07.05.2019 tarihli rapora göre hazırlanan) rapora itibar edilerek dava tarihi itibarıyla hesaplama yapılan 20.01.2022 tarihli rapora göre karar verilmesinin son derece hatalı olduğunu,
b. Karara dayanak alınan 20.01.2022 tarihli rapora bakıldığında,bozma ilamına konu olmuş 07.05.2019 tarihli rapordan faydalanılacaktır denilmek suretiyle bu raporda belirtilen miktarda ve dava tarihi itibariyle 263.191,77 TL üzerinden hesaplama yapıldığını, bozma ilamına rağmen mahkemece hatada ısrar edildiğini, imalat tarihine göre hesaplama yapılması gerektiği halde yine dava tarihine göre karar tesis edildiğini,
c. Bozma ilamında anılmasına rağmen incelemesi eksik bırakılan ve hatalı yorumlanan bir konunun da taşınmazdaki heyelan durumu olduğunu, 14.02.2007 ila 2011 yılları arasındaki hava fotoğrafları ile birlikte taşınmazdaki eğim oranı ve toprak yapısının konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla detaylı incelenmesi gererkirken, eğimli arazide ağaçların sökülmesinin doğal bir sonucu olan toprak kaymasının hiç olmamış gibi ve eksik incelenmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriği, bozmaların mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, hafriyat bedeli olarak 10.000,00 TL talep etmiş, daha sonra bu talebini 17.06.2019 tarihinde harçlandırmak suretiyle ıslah ederek 263.191,77 TL'ye çıkarmıştır. Davacılar vekili dava ve ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmuştur. Ancak mahkemece faiz talebi hakkında herhangi bir hüküm kurulmamıştır.
Davacılar vekilinin,dava dilekçesinde talep ettiği 10.000,00 TL'ye dava tarihinden, ıslahla artırılan miktara ise ıslah tarihi olan 17.06.2019 tarihinden yasal faiz yürütülmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemesi hatalı olmuş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin 2. satırında yer alan "263.191,77 TL’lik hafriyat bedelinin" rakam ve kelimelerinden sonra "10.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye 253.191,77 'ye ise ıslah tarihi 17.06.2019 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle" rakam ve kelimelerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadıklarından davacılar yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Peşin alınan harçların istek halinde taraflara iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,20.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2837, K. 2025/2081, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama