KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/2845 E., 2025/4029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1484 E., 2024/129 K.
- İlk derece mahkemesi
- Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/308 E., 2022/170 K.
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesincee davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... köyü çalışma alanında, 3402 sayılı Kanun uygulamalarına esas olmak üzere 134 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan Orman Kadastrosu çalışmaları sonucunda ilan edilen orman sınırlarına arazi kadastrosu çalışmalarında uyulmadığını, dava konusu 107 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 134 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan çalışmalar sonucunda orman sınırları içerisinde kaldığını, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kendisine, dede ve babasından miras yolu ile intikal ettiğini, çekişmeli yerin yıllarca dedesi ve babası tarafından kullanıldığını, ormanla ilgisinin olmadığını, 40 yıllık fındık bahçesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazın 08.11.2021 havale tarihli rapor ekindeki krokide (A1) harfi ile gösterilen 160,74 metrekarelik kısmının 1944, 1955, 1966 tarihli hava fotoğrafında orman sayılan alanlar içerisinde kaldığı" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile, 107 ada 22 parsel sayılı taşınmazın 08.11.2021 havale tarihli rapor ekindeki krokide (A1) harfi ile gösterilen 160,74 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "hükme esas alınan uzman orman ve harita bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün (A1) orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gibi, 134 nolu Orman Kadastro ekibi tarafından düzenlenen orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada da (A1) harfi ile gösterilen orman tahdidi içerisinde kalan yerlerden, (A2) harfi ile gösterilen kısmın ise orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına göre,
yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir.
1997 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, ... köyü 107 ada 22 parsel sayılı 411,20 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, fındık bahçesi vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2845, K. 2025/4029, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama