KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/3170 E., 2025/1776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1826 E., 2024/2098 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/491 E., 2024/165 K.
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında 26.04.2017 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince taşınmazın bir kısmının yükleniciye devredildiğini, arsa üzerinde bulunan ev ve müştemilatının yıkıldığını, ifraz ve tevhit işlemleri sonrası inşaat ruhsatı da alındığını, ancak yüklenicinin inşaat yapımına hiç başlamadığını, sözleşmede belirlenen sürede inşaatın tamamlanmadığını belirterek taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescili, yıkılan evin değeri için şimdilik 500,00 TL, kira kaybı ve inşaatın hiç yapılmamasından meydana gelen zararlar için de şimdilik 500,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi vermemiş, keşifte alınan beyanında belediyeden kat bahçeleri yasasının çıkmasını beklediklerini bu nedenle inşaata geç başlanacağının taraflarca bilindiğini, ayrıca davacının kira bedellerinin de kendisi tarafından ödendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sözleşmede kararlaştırılan sürede inşaatı tamamlayamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmenin geriye etkili feshine, davalı adına kayıtlı 3/5 hissesinin iptali ile davacı mirasçıları adına eşit şekilde tesciline, yıkılan ev bedeline ilişkin 83.232,00 TL'nin 26/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kesilen ağaç bedeli ve kira bedeline ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davanın zamanaşımına uğradığını, b. Yıkılan evden dolayı davacılara karşı sorumluluğunun olmadığını, evin zaten riskli yapı kapsamında olduğundan yıkılması gerektiğini, c. Sözleşmede inşaatın başlama tarihinden itibaren sürenin başladığını, davacılar ile yaptığı diğer inşaatlar bittikten sonra inşaata başlanacağı hususunda anlaştıklarını, d.İnşaata ilişkin yapılan harcamalar nedeniyle yapılan takas mahsup taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, e. Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaaat sözleşmesinin feshi ile tapu iptali tescil ve tazminat istemlerine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tokat Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 28.09.2017 tarihli yazısının ve tapu kayıtlarının incelenmesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde bir adet yapı olduğu ve bu yapının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 28.09.2017 tarihli yazıları ile riskli yapı olarak değerlendirildiği, riskli binayı yıkmak için 150 gün süre verildiği belirtilmiş ve dava konusu yapının yıkıldığı anlaşılmıştır.
Bu halde riskli yapı olduğu tespit edilen ve yıkılması gerektiği anlaşılan bu evin davalı tarafça yıkılmış olması nedeniyle davacı tarafın uğrayacağı bir zarar söz konusu değildir. Zira evin bu halde davacı için ekonomik bir değeri bulunmamaktadır.
İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince, riskli yapı incelemesi yapılarak bu gerekçe ile yıkılan evin bedeli talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, evin yıkım bedeli yönünden davanın kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3170, K. 2025/1776, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama