KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/3689 E., 2025/1989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/863 E., 2024/903 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/211 E., 2024/298 K.
Karar Metni
1.727 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında imzalanan 28.09.2016 tarihli .... ada, ... parsel üzerinde Yap-İşlet-Devret sözleşmesine istinaden müvekkiline üst hakkı tesis edildiğini, yapının geçici ve kesin kabulleri yapılıp iskân ruhsatı alındığını, 06.08.2018 tarihli iş yeri açma ve çalışma ruhsatına dayanarak müvekkili tarafça işletilmeye başlandığını, davalı Belediyenin, nikah salonunda bulunan ticari faaliyetleri başka birine zorla vermek istemesinin basına yansıma üzerine nikah salonunda fotoğraf ve video işinin kendilerince ücretsiz yapılmasına karar verildiğini,
ihale şartnamesine göre 15 yıl müvekkiline ait olmasının kararlaştırılmasına rağmen müvekkilinin elinden alındığını, davalı ... tarafından öncelikle 02.05.2019 tarihli yazı ile nikah salonunun bulunduğu kat koridorunda bulunan fotoğraf ve video çekim işinin 03.05.2019 tarihinden itibaren sonlandırılması ve bahsedilen işlerin belediye tarafından ihale sonucu belirlenen kişi veya kurumlara verme hakkının tamamen belediyede olduğu ihtarı yapıldığını,
akabinde 13.06.2019 tarihli yazı ile “binanın bütünlüğü içerisinde ticari işlemlerin sadece yükleniciye ait olduğu" hükmünü iptal ettiklerini belirterek nikah salonundaki ticari faaliyetlerin sonlandırılmasının istendiğini ve müvekkilinin nikah salonundan atıldığını, nikah salonu ile bağı kesildiğinden reklam ve tanıtım fırsatının da ortadan kalktığını bunun da düğün salonunun işlerini düşürdüğünü, bunun en önemli nedenin ise belediyenin müvekkilinin iş yerini mühürlemesi,
iş yeri ile uğraşılması olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL fotoğraf kârının, şimdilik 25.000,00 TL video kârının, şimdilik 25.000,00 TL büfe kârının, şimdilik 25.000,00 TL kokteyl gelirlerinin ve düğün salonunda oluşan 10.000,00 TL müşteri ve gelir kaybının 13.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; nikah salonun her türlü kullanım ve tasarruf hakkının belediyeye ait olduğunu, davalının nikah işlemleri yapılan vatandaşların video ve fotoğraf çekimini yaparak gerekli stantları ve ekipmanları koyduğunu, 02.05.2109 tarihli yazı ile ihale şartnamesi 32. maddesi uyarınca belediyeye ait nikah salonunda fotoğraf ve video çekim işlemlerine 03.05.2019 tarihi itibariyle son verilmesinin istenildiğini, ihale şartnamesi 32. maddesi uyarınca davacının idareden izin istediğini iznin verildiğini yine aynı madde uyarınca verilen iznin iptal edildiğini, müvekkili tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2022/1043 Esas, 2023/465 Karar sayılı ve 06.04.2023 tarihli ilamı ile özetle; ''...Sözleşmenin 10, 15 ve şartnamenin 32/1 maddesi tarafların gerçek iradeleri çerçevesinde yorumlandığında, sözleşmenin 10 ve şartnamenin 32/1 maddesindeki binanın 1. katındaki nikah salonunun idare tarafından kullanılacağı, yüklenicinin bu katın kullanımını talep edemeyeceği yönündeki düzenleme nedeniyle, şartnamenin 32/3 maddesi ile davacıya tanınan hakkın binanın ortak kullanım alanları için geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davacının 1. kattaki ortak kullanım alanlarında bahse konu faaliyetleri yapabilmesi mümkündür. Ancak, söz konusu hükümden nikah salonu içerisinde de davacının video, fotoğraf çekimi, büfe ve kokteyl hizmetleri yapabileceği sonucuna ulaşmak isabetli bir yorum değildir.
Davacı taraf nikah salonunun bulunduğu 1. kattaki ortak alanlarında söz konusu faaliyetleri icra etmek istediğini, ancak bunun davalı tarafça engellendiğini ispat edebildiği taktirde, sadece bu kattaki ortak kullanım alanlarındaki faaliyetlerinin engellenmesinden kaynaklanan zararları nedeniyle, kâr kaybı tazminatına hak kazanabilecektir.
Bu ihtimalde de davacı yüklenici lehine, nikah salonunun içerisinde söz konusu faaliyetlerin icra edilemediği gerekçesiyle ve nikah salonu içerisindeki organizasyonlar dikkate alınmak suretiyle, kâr kaybı tazminatına hükmedilemeyecektir.
Davacının sözleşmenin imzalanmasından itibaren 1. kattaki nikah salonu içerisinde söz konusu faaliyetleri icra etmek istediği, davalı tarafın buna karşı çıktığının anlaşılması halinde ise, 12.06.2019 tarihli davacının ekipmanlarının bina dışına kaldırılması ve faaliyetlerine son verilmesi yönündeki davalı ...'nın yazısı, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği, anlamına geleceğinden davacı kâr kaybı talep etmekte hukuken haklı olmayacaktır.
Bu itibarla mahkemece yapılması gereken iş, davacının sözleşmenin imzalandığı 31.10.2016 tarihinden itibaren, nikah salonu içerisinde de faaliyet gösterme girişiminde bulunup bulunmadığı hususunu araştırmak, tarafların sundukları delilleri bu çerçevede irdelemek, sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar bu durumun nasıl devam ettiğini tespit etmek, gerektiğinde bilirkişi heyetinden ek rapor da almak ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir hüküm kurmak olmalıdır.” gerekçesiyle kaldırma kararı verildiği, davacının sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar 1. kattaki nikah salonu ve ortak alanlara ilişkin ticari faaliyetlerinin araştırıldığı,
davacı tarafça sunulan 13.09.2023 tarihli dilekçe ile davacının çalışma ruhsatının alındığı 06.08.2018 tarihinden birinci kattan atıldığı 14.05.2019 tarihine kadar nikah salonu içerisinde ve nikah salonunun bulunduğu kat olan birinci katta ticari faaliyet gösterdiğinin ve sürdürdüğünün beyan ve kabul edildiği,
bu durumda 12.06.2019 tarihli davacının ekipmanlarının bina dışına kaldırılması ve faaliyetlerine son verilmesi yönündeki davalı ...'nın yazısı, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği anlamına geleceğinden davacının kâr kaybı talep etmekte hukuken haklı olmayacağı, bu hususunun da davacının belirtilen beyanları ile sabit olduğu, bu bağlamda davacının kâr kaybı talep edemeyeceği, davacının 1. normal katta bulunan ve davalı tarafça kullanılan nikah salonundaki hizmetinin durması sonucu kendisine ait salonlardaki gelir ve reklam kaybı ile arasında illiyet bağı bulunmadığı,
bu hususta da davacının maddi zararının bulunduğunun ispatlanmadığı, nitekim davalının davacıya bu hususta bir taahhüdünün de bulunmadığının görüldüğü, netice olarak davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkili ile idare arasındaki idari şartnamenin 32. maddesine göre bina içerisinde büfe, kokteyl, fotoğraf ve video çekim işinde tek yetkilinin müvekkili olduğunu bu işin bina içerisinde başkasına verilemeyeceğinin kararlaştırıldığını,
b. Müvekkilinin proje ve sözleşmeye uygun olarak ortak kullanım alanlarında stant ve büfe kurabileceğini, 05.02.2024 tarihli rapora göre müvekkilinin nikah salonu içerisinde değil 1. normal katın ortak kullanım alanında stant ve büfe kurarak ticari faaliyette bulunduğunun kabul edildiğini, belediyenin onaylı proje ile 1. kat ortak kullanım alanında stant ve büfe yeri kurma hakkı verdiğini,
c. Belediyenin, 09.07.2018 tarihli yazısında belirtilen "nikah sahiplerinin dışarıdan amatör veya profesyonel fotoğrafçılar getirerek kendi fotoğraflarını ve kamera kaydını yapabilecekleri" ifadesini, müvekkilinin ticari faaliyette tek yetkili olması nedeniyle kabul etmemekle birlikte, belediyenin bu yazısından müvekkilinin tüm alanlarda ticari faaliyetini yürütebileceği sonucuna varıldığını,
d. Doğal olarak ortak kullanım alanlarında fotoğraf ve video çekim işi için stant kuran müvekkilinin, bu standlarda nikah sahipleriyle anlaşarak nikah organizasyonunun bütünlüğü kapsamında ortak kullanım alanlarında ve nikah salonunun içerisinde (nikah kıyılan oda) çekimlerini yaptığını, ortak kullanım alanında fotoğraf ve video çekim işi için stant kuran müvekkilinin, nikah salonu içerisinde (nikah kıyılan oda) bahsi geçen küçük jimmy benzeri tekerlekli seyyar aletlerle video çekimi yapmasının işin doğası gereği mecburi olduğunu, video çekimi gelin damat odasından başlanıp nikah salonunun içinde devam eden ve sonrasında ortak kullanım alanında son bulan bir organizasyon olduğunu, bunun işgal şeklinde anlatıldığını,
e. Müvekkilinin, tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu üzere binanın yapımı için milyonlarca yatırım yaptığını, nikah salonunun zaten belediyenin kullanımda olan bir alan olduğunu ve müvekkilinin bu konuyla alakalı bir talebi veya itirazı bulunmadığını, müvekkilin zaten yatırım yapmasındaki en büyük amacın belediyenin nikah salonunu kullanması ve bu kapsamda nikah için gelen müşterilere fotoğraf ve video çekim işi yaparak yapmış olduğu yatırımların karşılığını alması olduğunu, aksi düşüncede belediye nikah salonunu kullanmasa zaten herhangi bir kazanç elde edemeyeceğini bu yatırıma da imza atmayacağını,
f. Müvekkilinin davalı Belediyenin yazılarıyla nikah salonundan atıldığı gibi 1. normal kattan da atıldığını,
g. Davalı belediyenin hiçbir zaman sözleşmeyi feshettiğini belirtmemiş olmasına rağmen mahkemece belediye eylemlerinin fesih anlamına geleceğinin kabul edildiğini ancak belediyenin haksız ve hukuksuz eylemleri nedeniyle belediyenin haksız feshinin dikkate alınmadığını,
h. Raporda hesap hataları olduğunu ve değerlendirmelere ilişkin itirazları olduğunu,
ı. Belediyenin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faizin başlatılması ve ticari faize hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan 31.10.2016 tarihli sözleşme ile, içerisinde düğün salonu ve nikah salonunun da bulunduğu bina üzerinde davacıya üst hakkı tesis edildiği ve kira süresinin 15 yıl olduğu kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin “Taşınmazın Kullanımı” başlıklı 10.maddesi ile “Tesisin Kullanma Şekli ve Kiracının Sorumlulukları” başlıklı 15. maddeleri "Tesisin Birinci Bodrum Katı ve Zemin Katı Yüklenici tarafından sözleşme süresi boyunca sözleşme hükümlerine uygun şekilde düğün salonu olarak kullanılacaktır. Birinci Normal Kat ise İdare tarafından nikah salonu olarak kullanılacak olup Yüklenici bu katın kullanımını talep etmeyecektir. Otopark ise her 3 (üç) katın ortak kullanım alanı olarak kullanılacaktır.
Tesisin kullanma şartlarını İdare'nin ilgili birimleri belirleyecektir. Bu konu ile ilgili İdare tarafından alınmış olan tüm kararlara kiracı aynen uyacaktır." şeklinde düzenlenmiştir.
Sözleşmenin 21.1 maddesi uyarınca sözleşmenin eki olan İhale Şartnamesinin 32. maddesi ise "... Ayrıca kiracı tesisin ortak kullanım alanlarında binanın bütününe hizmet verebilecek şekilde büfe, fotoğraf-video çekimi için stant kurabilir. Bu hizmet binanın bütünlüğü içerisinde sadece yükleniciye aittir. ..."hükmünü içermektedir.
İhale Şartnamesinin 32. maddesi kapsamında davanın konusu olan ve kullanımı davalı ...’na bırakılmış olan 1. normal katta yer alan nikah salonunda davacı yüklenicinin fotoğraf ve video çekimi işinin yükleniciye bırakıldığı açıktır.
Öte yandan, sözleşmenin 10. ve 15. maddesi ile İhale Şartnamesi’nin 32. maddesi uyarınca nikah salonunda fotoğraf ve video çekimi koşullarının davalı ... tarafından belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, davalı ... işin mahiyetinden kaynaklanacak şartları belirleyebilecek ancak fotoğraf ve video çekimi işini başkasına tevdi edemeyeceği gibi fotoğraf ve video çekimini kendisi ücretsiz olarak da yerine getiremeyecektir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, davalı ...’nın nikah salonunda fotoğraf ve video çekimi için belirlediği koşulların makul olup olmadığının bu çerçevede davacının bu şartlara uyup uymadığının yeniden incelenerek fotoğraf ve video çekiminin engellenmesi eyleminde davacının 1.normal kattan çıkarıldığı da dikkate alınarak tarafların kusur durumu ile davacının talep ettiği kâr kaybı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine Yer Olmadığına,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3689, K. 2025/1989, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama