KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/45 E., 2024/4473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1857 E., 2023/1185 K.
- Hüküm/karar
- Ret-
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/321 E., 2022/132 K.
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine dayalı itirazın iptali davasında, davacı tarafın ...'da yapmış olduğu inşaat işleri nedeni ile para alışverişinden kaynaklı alacak borç ilişkisi kapsamında aralarında yapılan yazışmalar neticesinde belli bir miktar dövizin borç olarak ödenmesi konusunda mutabık kaldıkları, borcuna mahsuben 86.000,00 Dolar bedelli senet verildiği, bu senetlerin tahsiline rağmen bakiye miktarın ödenmediği,
teminat olarak taahhüt edilen taşınmazın devredilmediği belirtilerek davacı tarafça İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün 2020/23298 Esas sayılı dosyası ile 112.566,99 USD alacak ve işlemiş faizine ilişkin 24.11.2020 tarihinde icra takibine başlanmış ise de, dosyaya sunulan mail ve yazışmaların 08.01.2011 tarihinde başladığı, alacağın en geç bu tarih itibarı ile mevcut ve muaccel olduğu, takip tarihinin 25.11.2020 tarihi olması sebebi ile TBK'nın 146 maddesine göre on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklı olup, eser sözleşmesinden kaynaklı alacaklarda zamanaşımı süresinin eserin tesliminden ve alacağın muaccel olmasından itibaren beş yıl olduğu, dosya kapsamına göre, senet tarihleri itibarı ile takip tarihinde beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu,
mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi isabetli olmuş ise de, davalının alacak davası olarak değerlendirilip on yıllık zamanaşımı süresinin değil, eser sözleşmelerinden doğan alacaklar TBK'nın 147/6 maddesine göre beş yıllık zamanaşımına tabi olduğundan ve davada beş yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan reddine karar verilmesi gerektiği, her ne kadar, davalı taraf dosyada mevcut elektronik postalar ve ödeme senetleri ile borcun ikrar edildiğini iddia etmiş ise de, borcun miktarına ilişkin davalı tarafça açıkça bir ikrarda bulunulmadığı,
86.000,00 USD'lik ödemeye ilişkin davalının on bir adet şahsi senet vermesi ve bu senet bedellerinin ödenmesinin borcun ikrarı olarak kabul edilemeyeceği gibi, bu senetlerin son ödendiği tarihin 08.03.2011 tarihi olup, bu tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımı süresi dolduğu, zamanaşımının usule ilişkin değil, esasa ilişkin olduğu, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin de nispi olarak verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/45, K. 2024/4473, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama