KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/474 E., 2025/1112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1978 E., 2023/468 K.
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/250 E., 2023/279 K.
Karar Metni
1.338 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı-karşı davalı vekili Avukat ... ile davalı-karşı davacı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 03.01.2014 tarihinde sözleşme koşulları aynı olan 3 adet Ahşap Kapı ve Kapı Ekipmanları Alım Sözleşmesi başlıklı sözleşme kurulduğunu, bu sözleşme kapsamında davalının Bağdat şubesinin Irak Sağlık Bakanlığı ile imzaladığı Irak Devletinin Nasireye, Basra ve Missan şehirlerinde yapımı devam eden 400 yataklı eğitim ve araştırma hastanelerinde kullanılacak olan ahşap kapı, kurşunlu kapı ve pencere, duvar koruma bandı, akustik kapı, akustik pencere, akustik tavan ve duvar kaplaması,
tuvalet bölücüleri ve bütün metal aksesuarların temini ve montaj işlerini 3.270.000,00 Dolar bedel karşılığı müvekkili şirketin üstlendiğini, davacının sözleşmeye bedelinin %30'unu sözleşmeye göre aldığını ve sözleşmelerin gereği olarak malzeme ve montaj işlerine başladığını, malzeme tedarik edilerek sahaya sevk edildiğini, malzemelere ilişkin faturaların davalıya iletildiğini, davalının da ticari defterlerine söz konusu fatura bedellerinin karşılığının kaydedildiğini,
müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirirken 2014 yılında Suriye'de başlayan iç savaş ile birlikte bölgede hüküm süren IŞID tehlikesinin Irak'a da yayılması ile mücbir sebeplerle yükümlülüklerini yerine getiremediğini ve bu durumun davalı tarafça da kabul edildiğini, iç savaş sona erdiğinde 03.10.2017 tarihinde müvekkili şirketin işine devam ettiğini, devamında ticari defterlere göre davalının ödemesi gereken 629.656,26 Doların talep edildiğini, ancak davalı tarafın herhangi bir ödeme yapmayacağını bildirmesi üzerine müvekkili şirketin ödeme yapılıncaya kadar işe devam etmediğini,
bu hususlarla ilgili tarafların karşılıklı olarak ihtar gönderdiklerini, davacının sözleşme gereği yapılan işlere karşılık düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak alacağı ödenmediği için ve ayrıca davalının sözleşme konusu işi davacıya ait olan malzemelerle başkasına yaptırdığından uğranılan zararın giderilmesi için işbu davayı açmak mecburiyetinde kalındığını ileri sürerek ticari defterlerden ve sözleşmeden kaynaklı olarak alacaklarının şimdilik 5.000,00 TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep etmiş,
yargılama aşamasında talebini HMK'nın 107/2. maddesi gereğince 9.352.347,40 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında Türkiye ve Irak'ta yapılmış herhangi bir yazılı veya sözlü sözleşme bulunmadığını, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında yapılmış olan bir sözleşme bulunmadığından dolayı davanın, ..............
Mahallesi 929 Zouqaq 23 Dar 3 Bağdat-Irak adresinde faaliyet gösteren ve Irak Ticaret Siciline kayıtlı Unıversal-Acarsan Sağlık Hizmetleri ve İnşaat Limited Şirketi............Şubesine karşı ikame edilmesi gerektiğini, bu yönüyle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşmeler gereğince davacı şirketin hiçbir zaman taahhütlerini yerine getirmediğini, işleri yarıda bırakarak iş yerini terk ettiğini,
müvekkili şirketin 23.06.2017 tarihinde iş programına uyulmadığı için işin süresinde bitirilmeyeceğini belirten ve bu konuda işveren olarak mağdur ve zarar göreceğini bildiren ihtarname gönderdiğini, davacının ihtarnameye cevap olarak mücbir sebebe dayanan iç savaş halini öne sürerek iş programlarında işi ifa edemediğini, ancak bu süreçten sonra kendisine sözleşme ile yüklenilmiş olan sorumlulukları 16.07.2017 tarihine kadar yerine getireceğini bildirdiğini, davacı şirketin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin diğer şantiye işlerinin de gecikmesine ve zarara uğramasına sebebiyet verdiğini,
bu nedenle ikinci kez ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname akabinde davacı şirketin muaccel olmuş hak edişlerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle ödemezlik defini ileri sürerek, işi ifa etmeme hakkını kullandığını belirten cevap yazısı gönderdiğini, müvekkilinin davacı şirkete toplam 2.151.000 USD ödeme yaptığını savunarak davanın reddini istemiş,
karşı dava dilekçesinde özetle davacı ile davacı şirket arasında yapılan sözleşmelerden dolayı davacı şirketin sözleşmelere aykırı hareketleri neticesinde davalı şirketten fazla aldığı paralar ile davacı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı davranması nedeniyle ödenmesi gereken ceza-i şartlardan dolayı kanundan ve sözleşmelerden doğan şimdilik 5.000,00 TL, fazla yapılan ödemeler için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL alacağın davacıdan alınarak davalıya verilmesini, karşı davalarının kabulünü talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı tarafından sunulan fatura, gümrük beyannamesi gibi belgelerin davacıdan sadır olan belgeler olduğu ve tek başına eserin meydana getirildiğini ispata yeterli olmadığı,
ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup, bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının,
sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesinin ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı olması karşısında salt davacı ticari defterlerine göre belirlenen alacağın hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile asıl davanın reddine, karşı davanın ise arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davanın konusunun eser sözleşmesi kapsamında tamamlanan işlerin bedeli değil, davacının iş kapsamında sahaya indirdiği, itiraza uğramayan ve davalı borçlu adına faturalandırılan malzemelerin bedeline ilişkin olduğunu,
b. Davalının ticari defterlerini sunmayarak delil ikame yükümlülüğünü yerine getirmediğini bu nedenle HMK’nın 222/5 maddesi uyarınca ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağını, davalının sözleşen diğer tarafın şubesi olduğunu ve ödemeleri de davalının yaptığını,
c. Davacının işi tamamladığı yönünde bir beyanı olmadığını, alacak talebinin fatura konusu olan malzemelerden kaynaklı alacak olduğunu, sözleşmenin hem malzeme temini hem de montaj işini kapsadığını ancak %90 ağırlığın malzeme temininde olduğunu,
d. Ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemeye göre davacı alacağının 629.656,26 Dolar olarak tespit edildiğini,
e. Davalı tarafından sunulan uzman görüşünün Ankara ..............Ünv. Hukuk Fak. Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ise aynı üniversitede çalışan araştırma görevlisi tarafından düzenlendiğini ve bilirkişilik sınırları dışına çıkılarak kanaat belirtildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın ticari defterlerin ibrazına ilişkin 222/3 maddesi uyarınca; ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Somut olayda taraflar arasında eser sözleşmesi düzenlenmiş olup, davacının alacak talebi ise bu sözleşme kapsamında teslim edilen ancak kullanılmayan malzemelere ilişkin faturaya dayalı olan ve davacı defterlerinde kayıtlı bulunan 629.656,26 USD alacağın tahsiline ilişkindir.
Mahkemece davalıya 01.07.2020 tarihli duruşmada davalı-karşı davacıya ticari defter ve kayıtlarının bulundukları yerleri bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, tekrar süre verilmeyeceğinin ve belirtilen sürede işlemin yapılmaması halinde HMK'nın 218-219-220-221-222 maddelerindeki hususların uygulanacağının ihtarına karar verildiği ancak duruşmada davalı vekilinin hazır bulunmadığı duruşma zaptının ise davalı vekiline gönderildiği ve davalı tarafça sadece dava konusu uyuşmazlığa ilişkin kayıtları içermeyen merkeze ait defterlerin sunulduğu anlaşılmış olup,
davalı tarafa yeniden HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca şubeye ait ticari defter ve kayıtlarını sunmaları için süre verilip sonuçlarının da ihtar edilmesi, defterlerin sunulmaması halinde ise HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca bir karar verilmesi, sunulduğu takdirde ise taraf defterleri, hakediş raporları, taraflar arasındaki sözleşmeler ve tüm deliller incelenerek davalıya ait olan ve iddia ettiği gibi kullanılmayan ve hakedişte karşılığı ödenmeyen malzeme olup olmadığı araştırarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacı-karşı davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/474, K. 2025/1112, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama