KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/676 E., 2024/1243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1770 E., 2023/1667 K.
- Hüküm/karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/29 E., 2022/26 K.
Karar Metni
1.080 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine başlatılan iflas yolu ile takibin kesinletiğini ileri sürerek, İİK’nın 158. maddesi uyarınca davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Müdahil ... Eenerji Mühendislik Ltd. Şti. ve ... Müh. San. Tic. Ltd. Şti. vekili; davacının dava dışı borçluya fabrika binasını kiraladığını, burada borçluya ait makine ve teçhizatların olduğunu, bu makinelerin müvekkili firma tarafından inşa edildiğini, borçlunun 2018 yılında ticareti terk ettiğini, müvekkili tarafından bu mallar üzerine haciz koyulduğunu, ancak davacının borçlu ile ortak hareket ederek soyut iddialarla istihkak davası açtığını, bir çok şikayet davası açtığını, davacının faturalarının hukuki bir sebebi olmadığını beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının daha önce başlattığı tahliye talepli takiplerin birine karşı yapılan itiraz üzerine açılan itirazın kaldırılması davasının reddedildiği, diğer üç tahliye dosyasında ise sulh olduklarını, davacının iş bu davaya konu olan takibe dayanak faturaların birinin makinelerin tahliye masrafı, diğerinin ise makinenin kiralayanı işgal etmesi nedeni ile cezai şarta (ecrimisil) ilişkin olduğu, takibin itiraz edilmeden kesinleştiği, davacının borçlu ile muvazzalı hareket ederek hileli iflası sağlamaya yönelik bir iş birliği içinde olduğunu gösterir somu delil ortaya konulamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde müdahil ... Eenerji Mühendislik Ltd. Şti ve ... Müh. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Müdahil ... Eenerji Mühendislik Ltd. Şti. ve ... Müh. San. Tic. Ltd. Şti. vekili; dava dilekçesi içeriğini tekrar ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK’nın 158. maddesi uyarunca iflas talbinden itibaren 15 gün içinde diğer alacaklıların mahkemeden talebin reddini isteme hakkı olduğu ve temyiz haklarının da olduğu, davacı ile borçlu arasında gerçek bir borç ilişkisi bulunmadığı iddiası ile davanın reddinin diğer alacaklılar tarafından ileri sürülmesi halinde mahkemece takip konusu alacağın gerçek bir alacak olup olmadığının saptanması gerektiği, davacı ile borçlu arasında kira ilişkisi olduğu sabit ise de, davaya konu faturaların cezai şart ve makine tahliye masrafına ilişkin olduğu ve davacı tarafından bu konuda dosyaya sunulmuş belge ve bilgi bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının alacağının gerçek bir ticari ilişki sonucu oluştuğunu, borçlu ile aralarında bir çok dava ve takip olduğunu, mahkemenin davanın niteliği gereği alacağın esasını inceleyemeyeceğini beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iflas istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 158. maddesi. TBK’nın 19. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava, İİK'nın 158. maddesi uyarınca kesinleşmiş icra takibi nedeniyle borçlunun iflası istemine ilişkindir. İİK'nın 155. maddesi; "Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur" hükmünü, aynı Yasa'nın 156/1 maddesi; "Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir " hükmünü düzenlemektedir.
Ayrıca İİK'nın 158. maddesi gereğince; alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.
2. Muvazaa pozitif hukukumuzda 6098 sayılı Kanunu'nun 19 uncu [BK'nın 18 inci] maddesinde düzenlenmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190/1 inci maddesindeki “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” hükmü uyarınca ispat yükü ise muvazaanın varlığını iddia eden tarafa aittir.
3. Somut olayda, davacı vekilince davalı borçlu aleyhine cezai şart açıklamalı faturaya dayanılarak iflas yolu ile takip başlatılmış, takibin itirazsız kesinleşmesi üzerine İİK’nın 158. maddesi uyarınca iflas davası açılmıştır. Müdahil ... Enerji Mühendislik Dan. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Mühendislik Elektrik İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti. vekili müdahale talepli dilekçesinde.
Müdahillerden ... vekili, davacının takip dosyası sebebiyle borçludan gerçek bir alacağı olmadığını, borçlu ve alacaklı arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece davacıya alacağın sebebine ilişkin açıklama yapmak üzere süre verilmiş, davacı borcun kaynağının kira ilişkisine dayandığını, davalı borçlunun mülkiyeti davacıya ait fabrikada kiracısı olduğunu, kira borcunu ödemediği gibi fabrika içerisindeki makineleri de tahliye etmediğini, bu nedenle kiralananı kiraya veremediğini ve makinelerin tahliye masrafı ile kiralananı kiraya verememesinden kaynaklı zararının tahsili için düzenlenen faturalara dayalı iflas yolu ile takip başlattığını beyan etmiştir.
4. Borçlu ile davacı arasında kira alacağına ilişkin takip ve davalar olduğu, kiralananın içinde bulunan makinelerin tahliye edilmemesi nedeni ile işletme rehini sahibi olan bankalara ihtarname çekildiği ve yine tahliye edilmemesinden kaynaklanan zarar nedeni ile ecrimisil davası açıldığı sabittir.
Davacı ile borçlu arasındaki hukuki ilişki bölge adliye mahkemesinin de kabulünde olmasına rağmen takibin kira alacağına ilişkin değil cezai şart ile makine tahliye masraflarından kaynaklandığı ve buna ilişkin dosyaya bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesi ile muvazaa iddiası yerinde görülerek davanın reddine karar verilmiş ise de ilk derece mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere makinaların kiralananı işgal etmesi nedeni ile cezai şart faturası kesilmesinin ecri misil talebi niteliğinde olduğu,
ispat yükünün muvazaanın varlığını iddia eden tarafa ait olduğu dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/676, K. 2024/1243, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama