KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/705 E., 2024/4979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/677 E., 2023/831 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/372 E., 2022/61 K.
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
1- İlk Derece Mahkemesince; hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davacı üniversitenin hak edişlerde yaptıkları kesintiler, davalı şirketin sözleşme kapsamında yapmadığı taahhütler ve davalı şirketin kendi adına tahsil ettiği konaklama giderlerine ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama sonucunda davacı üniversitenin alacaklı olduğu,
davalı şirketin hak edişlerinden bir alacağının kalmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen dosyanın kabulüne, hak ediş alacağı için açılan karşı davanın davacı üniversitece davalı şirketin hak edişinden yapılan kesintilerin davalı şirketin yapmayı taahhüt edip de yapmadığı ve davalı üniversite adına tahsil ettiği konaklama giderleri hesapları da dikkate alındığında, üniversitenin alacaklı olduğu, davalı şirketin hak edişlerinden bir alacağının kalmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın kabulüne, hak ediş alacağının tahsili istemiyle açılan karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı vekili vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre sözleşme gereğince asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı yüklenicinin sorumlu olduğu, ancak asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalının yaptığı ödemeler ile yüklenici tarafından yerine getirilmeyen taahhütler nedeniyle hakediş kesintilerine rağmen alacaklı olduğu gözetilerek asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/705, K. 2024/4979, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama