KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/732 E., 2024/2980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2133 E., 2023/1906 K.
- Dava tarihi
- 01.03.2023
- Hüküm/karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.
- Sayısı
- 2023/52 E., 2023/136 K.
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
1-İlk derece mahkemesince, kooperatif ihya davasında davacının tasfiye memuru olarak işbu davayı açmasında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına;
Terkin edilen ve tüzel kişiliği sona eren kooperatif tarafından ya da bu kooperatifi temsilen açılan davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, son tasfiye memuru veya son yönetim kurulu üyesi olarak ... veya ... tarafından verilmiş geçerli bir vekaletnameyle açılmış bir davanın da bulunmadığı, ilk derece mahkemesince karar başlığında davacı olarak ... gösterilmiş ise de, bu kişi tarafından şahsı adına verilmiş bir vekaletnamenin bulunmadığı, bir an için ...'ün son tasfiye memuru veya yönetim kurulu üyesi olarak davayı açtığı düşünülse bile bununla ilgili geçerli bir vekaletnamenin bulunmadığı,
yine gerekçede davacı tarafın husumetin kendisine davalı olarak yöneltileceği tasfiye memuru olarak işbu davayı açmasında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı belirtilmiş ise de, kooperatifin ... dışında da husumet yöneltilebilecek tasfiye memurlarının bulunduğu gerekçeleriyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacı olarak tasfiye memuru kabul edilse bile tasfiye memurunun kendi adına verdiği vekaletin kesin süreye rağmen sunulmamış olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/732, K. 2024/2980, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama