KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1232 E., 2025/3821 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/472 E., 2025/36 K.
Karar Metni
1.403 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Muğla ... ilçe, 36 pafta, 379 ada, 1 parsel no.lu taşınmaz üzerinde arsa payı karşılığı inşaat yapılması amacıyla davalı ...
Başkanlığınca açılan kapalı teklif usulü ihale üzerine en uygun teklifi veren davacı şirket ile 08.12.2010 tarihinde sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket tarafından inşaat sahasındaki arsa üzerinde işlerin yürütülebilmesi için gerekli olan işlemlerin yapılmaya başlandığını, bu aşamada Muğla 1. İdare Mahkemesince ihalenin iptali için açılan davada önce 21.04.2011 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı verildiğini, taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin dayanağını ve temelini oluşturan ihale için ise 30.12.2011 tarihli karar ile "söz konusu taşınmazın imar planında katlı otopark ve işhanı olarak ayrıldığı,
bu amaca aykırı şekilde kat karşılığı konut inşaatının da yapılmak üzere yapılan dava konusu ihalenin iptaline" denmek sureti ile iptal kararı verildiğini belirterek; sözleşme nedeniyle yapmış olduğu 261.600,00 TL, zemin etüdü için 20.700,00 TL, hafriyat ve taşınması için yapılan masrafların raporla belirlenecek tutarı, şantiye kurulumu ve işletim masrafları olarak 88.100,00 TL, şantiyede görevlendirilen 4 personel ve şantiye işletim masrafları olarak toplam 117.306,90 TL, proje bedelleri olarak ödenen 396.616,00 TL,
teminat mektubu alınması masrafları için dava açma tarihine kadar ödenen 18.324,00 TL komisyon masrafları olmak üzere 901.430,00 TL sözleşme masrafı ile 600.000,00 TL civarındaki zararı olmak üzere toplam 1.500.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; kâr muhrumiyeti taleplerini 8.616.519,20 TL arttırarak toplam 10.116.519,20 TL müspet zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminatı gerektirir bir hususun bulunmadığını, tazminatın neye göre talep edildiğinin anlaşılmadığını, söz konusu alanın arsa payı karşılığı inşaat yapılmak üzere 24.11.2010 tarihinde ihaleye çıkarıldığını, en uygun teklifi verenin davacı olduğunu, taraflar arasında 08.12.2010 tarihinde sözleşme imzalandığını, iptale neden olan imar planında değişiklikler yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmede dava konusu masrafların arsa sahibi olan müvekkilinden istenebileceğine dair bir hüküm olmadığını, şu anda dava konusu taşınmaz üzerinde inşaat ile ilgili herhangi bir çalışma bulunmadığını, davacı tarafın bu nedenle davasında haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 13.10.2021 tarihli, 2021/367 Esas, 2021/565 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 901.430,00 TL'nin dava tarihi olan 31.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 13.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Dairemizin 28.03.2023 tarihli, 2022/1097 Esas, 2023/1248 Karar sayılı kararı ile dava konusu sözleşme dayanağı ihalenin idare mahkemesi kararı ile iptal edilip kesinleşmiş olması, bu nedenle davalı belediyeye kusur yüklenemeyeceğinden davacının kâr mahrumiyeti vasfındaki müspet zararlarını istemesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlık konusu olan imal ve inşa işinin davacının ticari faaliyetleri ile ilgili olması,
TTK'nın 19/2. maddesi gereğince taraflardan birisi için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf içinde ticari iş sayılacağı, bu nedenle mahkemece avans faizi verilmesinde bir hata bulunmadığı, önceki bilirkişilerden farklı, konusunda uzman, üç kişilik bilirkişi kurulu oluşturularak ilk iki rapordaki çelişkileri giderecek şekilde rapor alınması,
raporlarında ileri sürülen görüşlere riayet edilmemesi halinde bunun Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçelendirilmesi ve her bir kalem bakımından da ne kadar bedele hükmedildiği ayrı ayrı gösterilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme masrafları, zemin etüt rapor bedeli, hafriyat bedeli, proje bedeli, teminat mektup ve komisyonu davacı talebini aşmayacak şekilde kabulüne karar vermek gerektiği, şantiye kurulum masrafı ve personel masraflarının ispatlanmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile.
261.600,00 TL sözleşme masrafı, 20.700,00 TL zemin etüt rapor bedeli, 17.871,05 TL zemin etüt hafriyat bedeli, 222.720,00 TL proje bedeli, 18.324,00 TL teminat mektup komisyon bedellerinin 31.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...
Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, davacının teminat mektup komisyon bedeli, sözleşme masrafları, proje bedeli, zemin etüt rapor bedeline yönelik fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükümde dava tarihinin (faiz başlangıcı) hatalı yazıldığını, davalının inşaatın yapılacağı alandaki şantiyeyi adres olarak kabul ederek tebligat yapmasının ve buraya su aboneliği yapılmasının şantiyenin kurulduğunun ispatı niteliğinde olduğunu, delillere rağmen sadece şantiyede çalışan işçilerin SGK kayıtlarının müvekkil şirketin başka işyerlerinde gözükmesinden bahisle bu talepler yönünden ret kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kazanılmış hak kapsamında olan vekalet ücreti yönünden 683.506,08 TL'ye karşı vekalet ücreti olarak hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu alanın ... Belediye Başkanlığına devredildiğini, görülmekte bulunan davada husumetin ve taraf sıfatının ...
Belediye Başkanlığı’na ait olduğunu, bilirkişinin davalı itirazlarını irdelemeksizin ek rapor tanzim ettiğini, sözleşme masrafları ve şantiye kurulum ve işletim masraflarının taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre davalıdan istenemeyeceğini, objektif imkansızlık nedeniyle davacının zararlarının tazminini talep edemeyeceğini, dava konusu sözleşmenin imkansız hale gelmesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, genel hükümlere göre yapılan iş tasfiye edilerek sadece teminatların iade edilmesi gerektiğini,
tacir olan davacının ödemelerini banka kanalı ile yapmış olması gerektiğinden ancak ispat edilebildiği ödemelerin dikkate alınabileceğini, basiretli bir tacir olan davacının da ihaleye girmeden önce gerekli araştırmaları ve incelemeleri yapması gerektiğini, sözleşme ile davacıya tanınan 90 günlük sürenin yer tesliminden itibaren başladığını ancak davacıya yapılan yer teslimi olmadığını, tarafların kusur durumlarının tespit edilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, mahkeme kararı ile dayanak ihalesi iptal edilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ileri sürülen temyiz itirazlarına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları bakımından;
Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. (HMK 323 1/ğ). Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca.
Bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
Somut olayda; maddi zararın tazminine ilişkin dava, kısmen kabul edilmiştir. Konusu para olan davada yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi gözetilerek, vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davacı vekili lehine belirlenen ücreti aşacak şekilde vekalet ücreti tayini doğru görülmemiştir.
Ayrıca hüküm altına alınan bedellere, 31.05.2012 olan dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında faiz başlangıcının 31.05.2022 günü olarak yazılması da doğru olmamıştır.
Ne var ki; bahsi geçen yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararına karşı davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, sonucu itibarıyla doğru olan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki "31.05.2022" ibaresi çıkarılarak yerine "31.05.2012" ibaresinin, 6. paragrafındaki "683.506,08 TL" ibareleri çıkarılarak yerine "85.182,26 TL" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1232, K. 2025/3821, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama