KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1361 E., 2025/4025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1041 E., 2025/135 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/417 E., 2024/150 K.
Karar Metni
1.616 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ihalesi gerçekleştirilen ... Doğal Gaz Boru Hattı Yapım İşine Ait Sözleşmenin dava dışı yüklenici ...
A.Ş. ile imzalandığını, bu sözleşme kapsamında çeşitli nedenlere bağlı olarak yükleniciye süre uzatımları verildiğini ve nihayet işin geçici kabulünün yapıldığını, bu süre uzatımlarından kaynaklı fiyat farkı ödenmesi talebinin müvekkilince reddedilmesi üzerine, yüklenici şirket tarafından, ortaya çıkan uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanun'un Ek-2. maddeleri uyarınca yapılan başvuru üzerine,
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ...Başkanlığının 30.11.2021 tarih ve 2327797 sayılı kararı ile yüklenici şirket lehine fiyat farkı hesaplanmasına karar verildiğini, bu kararın ilgili mevzuata ve sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, husumetin sözleşmenin tarafı olan yüklenici şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, ...Başkanlığınca verilen kararın mevzuata ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit davalarının ancak korunmaya değer güncel bir hukuki yararın bulunması ya da eda davasının açılamayacağı hallerde açılabileceği, somut olayda, davacının dava dışı yükleniciye fiyat farkı ödemesi nedeniyle bir zararı ya da bir alacağı bulunması halinde bunu açacağı bir eda davası ile istemesi gerektiği, dava konusu ... İşleri Kurulu Başkanlığı kararının hukuka aykırı olup olmadığının tespitinde hukuki yararı bulunmadığı, mahkemece verilecek kararın bir eda hükmü içermeyeceği gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. ...Başkanlığı kararlarının bağlayıcı olmadığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yerinde olmadığını, zira 4735 sayılı Kanunun Ek 1 ve Ek 2. maddelerinde, ...Başkanlığına idareler ve yükleniciler arasındaki anlaşmazlıkları inceleme ve karar verme görev ve yetkisi verilerek, idarelerce bu kararın uygulanacağı yönünde düzenlemeler yapıldığını, dolayısıyla alınan kararın müvekkili idare yönünden bağlayıcı olduğunu,
b. Bu davanın, eda davası açılabilecekken açılan bir tespit davası niteliğinde olmadığını, ...Başkanlığının, davacı ile dava dışı yüklenici arasındaki sözleşmeye hukuka aykırı müdahalesinin ortadan kaldırılmasına yönelik bir dava olduğunu ve daha sonra açılacak eda davasının öncüsü niteliğinde olduğunu,
c. İlgili mevzuat ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, fiyat farkı uygulanmayacağının açık olduğunu, aksi yöndeki ...Başkanlığı kararının doğru olmadığını, ayrıca yüklenicinin fiyat farkı içermeyen hak edişlere usulüne uygun olarak itiraz etmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ... ...Başkanlığının, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun Ek Madde 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davacı idare ile dava dışı yüklenici arasındaki sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan anlaşmazlığın çözümüne ilişkin olarak verdiği kararın, hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
1. İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkındaki Kanun’da bölge idare mahkemesi, idare mahkemesi ve vergi mahkemelerinin işleyişi ile ilgili genel hükümler düzenlenmiş, idari dava türleri, idari yargı yetkisinin sınırı ile idare mahkemesinin görevlerinin ne olduğu açıkça belirlenmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesi; "1. İdari dava türleri şunlardır:
a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden ... uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler" şeklinde düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (...: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, ... 2016, s. 190).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (b) alt bendi gereğince yargı yolunun caiz olması dava şartı olup 115. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Adli yargı yolu kapsamına girip hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekli olan davalarda görev, genel olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanun’da düzenlenmiştir. Özel mahkemelerin görev ve yetkisi ise ilgili özel kanunlarında yer almıştır. Yargı yolu gibi görev de kamu düzenine ilişkin bir husus olup resen araştırılır.
Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında da istikrarlı olarak belirtildiği üzere, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun kamu hukukunu ilgilendiren yasalar olması nedeniyle, sözleşme aşamasına kadar yasaya dayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idari yargı yerinde; sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme ve özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesi gerekir.
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “...Başkanlığı” başlıklı Ek madde 1. maddesinde.
“Bu Kanuna göre düzenlenecek yapım ve yapım ile ilgili danışmanlık hizmet işlerine ilişkin sözleşmelerin uygulanmasında; sözleşmede bulunmayan veya fiyatı belirli olmayan işlerin fiyatının tespiti, ihale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki uyumsuzluk, iş programı ihtilafları, fiyat farkı ödenmesi ve hesaplanması, sürenin uzatılması ve ödenek aktarılması, geçici ve kesin kabul işlemleri, gecikme halinde uygulanacak cezalar, yaptırılabilecek ilave işler ve iş eksilişlerinde sözleşme anlaşmazlıklarını incelemede Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde yer alan ...Başkanlığı görevli ve yetkilidir” düzenlemesine,
“Sözleşme uygulamalarına yönelik itiraz başvuruları ve anlaşmazlıkların çözümü” başlıklı Ek Madde 2. maddesinde ise “Yüklenici veya idareler, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan anlaşmazlıklar nedeniyle yargılama veya Sayıştay incelemesine konu edilmemiş olmak şartıyla anlaşmazlığın çözümü için ... Kuruluna başvurabilirler. Yüklenici itirazları, sözleşmeyi düzenleyen idarelere, kesin kabul aşaması tamamlanıncaya kadar yazılı olarak yapılır.
Bu itirazlar, ilgili idareler tarafından en geç otuz gün içinde ... Kuruluna gönderilir. ... Kurulu, itirazları en geç altmış gün içinde bu Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre inceleyerek karara bağlar ve bu kararlar ilgili idarece uygulanır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı iş sahibi idare ile dava dışı yüklenici ... San. ve Tic. A.Ş. arasında, “... Doğal Gaz Boru Hattı (...) Yapım İşine Ait Sözleşme” kapsamında fiyat farkı uygulanmasına dair çıkan anlaşmazlık üzerine, davacı iş sahibi idare tarafından yapılan başvuru üzerine, davalı ...Başkanlığı’nın 24.11.2021 Tarih ve 2021/239 sayılı kararı ile az yukarıda anılan 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun Ek madde 2’ye dayalı olarak, “Geçici hakediş ve/veya kesin hakediş raporunda, sözleşme ve ekleri hükümlerine göre fiyat farkı hesaplanmasına” karar verilmiştir. Davacı işbu davada bu kararın hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare tarafından verilen dava konusu bu karar, Kamu İhale Sözleşmesinin uygulanması sırasında verilmiş ise de bu karar idarenin yasaya dayalı olarak ve kamu gücünü kullanarak tek yanlı olarak tesis ettiği idari bir işlem niteliğindedir. İdari işlemin tüm unsurlarını taşımakta olup, yukarıda anılan Ek madde 2 uyarınca davacı iş sahibi idare tarafından uygulanması zorunlu olan bağlayıcı bir karardır.
Öte yandan, Kamu İhale Sözleşmesinin diğer tarafı olan dava dışı yüklenici eldeki davada taraf değildir. Dolayısıyla, bu davada Kamu İhale Sözleşmesi kapsamında tarafların hak ve yükümlükleri tartışılarak, davanın tarafı olmayan dava dışı yüklenici yönünden de hukuki sonuç doğuracak bir karar verilmesi mümkün değildir.
Davacı iş sahibi idare, kendisi açısından bağlayıcı olan dava konusu ...Başkanlığı kararı gereği, dava dışı yüklenici şirkete fiyat farkı ödemesini yaptıktan sonra işbu davayı açmıştır. Davada, doğrudan sözleşmenin tarafları arasında sözleşmenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkan bir uyuşmazlık dava konusu yapılmamış, davalı ...Başkanlığı tarafından yasaya dayalı olarak tesis edilen idari işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptali talep edilmiştir.
Sırf sözleşmenin uygulanması sırasında verilmiş olması nedeniyle ...Başkanlığı kararının adli yargı denetimine tabi olduğundan bahsedilemez. Bu haliyle, uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği açık olup, bu nedenle dava dilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve hükmüm fıkrası düzeltilerek onanması gerekmiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin, davada idari yargının görevli olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, sonucu itibarıyla doğru olan İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1. bendindeki ibareler tümden çıkarılarak, yerine “Dava dilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle HMK’nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekilde gerekçesi değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1361, K. 2025/4025, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama