KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1540 E., 2025/4029 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1171 E., 2025/92 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/276 E., 2024/422 K.
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş ise de daha sonra duruşmalı temyiz talebinden vazgeçildiğinin bildirmesi üzerine, temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...ile davalı yüklenici şirket arasında 05.02.2007 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, yüklenicinin edimlerini yerine getirmemesi üzerine müvekilleri ile davalı şirket arasında ek sözleşme düzenlendiğini, ek sözleşmede belirlenen süre dolmuş olmasına rağmen davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, binanın iskân ruhsatını almak, harç ve vergileri ödemek, diğer eksik işleri nama ifa suretiyle tamamlamak üzere, davalı yüklenici şirkete isabet eden 6 adet dairenin satışı hususunda müvekillerine yetki ve izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, iskân ruhsatı alınması dahil binadaki eksik ve ayıplı işlerin giderilmesi ile binanın diğer tüm borçlarının ödenmesi için gerekli olan toplam bedelin 1.576.792,71 TL olduğu, davacı arsa sahiplerinin, davalı yüklenici şirkete isabet eden dairelerden 6 nolu daireyi, yüklenicinin muvafakati ile davadan sonra üçüncü kişiye sattıkları ve bedelini aldıkları, bu dairenin bedelinin 2.000.000,00 TL olduğu, bu tutarın yüklenicinin tüm borçlarını karşılamaya yeterli olduğu gerekçesiyle, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu bağımsız bölümlerden 20 nolu bağımsız bölüm her ne kadar arsa sahipleri tarafından devredilmiş ise de bedelinin yüklenici şirket tarafından alındığını, 6 no.lu dairenin bedelinin tüm eksiklikleri karşılamaya yeterli olmadığını, mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yeterli araştırma yapılmadığını,
b. Davanın açıldığı tarihten kararın verildiği tarihe kadar bir takım eksik işlerin 6 no.lu dairenin satış bedelinden karşılandığını, ilk keşif üzerine alınan raporda bu hususun belirtildiğini, 6 no.lu dairenin satış bedelinin 110.000,00 TL olduğunu, 20 no.lu dairenin satış bedelinin ise 180.000,00 TL olduğunu, binada 130.110,00 TL eksik iş, 13.225,00 TL nefaset farkı, 32.745,00 TL ayıplı iş tespit edildiğini, ...Denetim Firması,
Belediye, Maliye ve SGK ile o tarihlerde gerekli yazışmalar yapılmadığından bu hususlarda bilirkişi raporunda değerlendirme de yapılmadığını, ilgili kurumlar ile yazışmalar da yapıldıktan sonra alınan ikinci raporda tüm masrafların toplam 270.762,31 TL olduğunun belirlendiğini, dolayısıyla 6 nolu dairenin bedelinin tüm giderleri karşılamaya yeterli olmadığını, bu dairenin satışından sonra arsa sahiplerinin elinde para kalmadığını, davalı şirket yetkilisinin de tüm bu hususları kabul ettiğini,
c. Eksik işlerin mahkemece tam olarak belirlenmediğini, d. Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı nama ifaya izin istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1540, K. 2025/4029, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama