KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1823 E., 2025/4456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/57 E., 2025/342 K.
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/102 E., 2023/890 K.
Karar Metni
892 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmalı, katılma yoluyla davalı tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı asiller ... ve ... ile katılma yoluyla temyiz talebinde bulunan tasfiye memuru ... vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 26.12.2017 tarihli yönetim kurulu kararının vekaleten kullanılan oylara dayanak vekaletnamelerdeki imzaların sahte olması, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/4268 Soruşturma sayılı dosyası ile davalı kooperatif yönetim (tasfiye) kurulu üyesi ..., ... ve ...'nun hukuka aykırı beyanlarla kooperatif üyelerini zarara uğrattıkları hususu açıkken bakanlıkça kooperatifi tasfiye etmek üzere görevlendirilmeleri, parasal yükümlülüklerini yerine getirmedikleri halde kooperatifin kaderi hakkında oy ve söz sahibi olmaları, kooperatif ana sözleşmesindeki aile bireylerinin eş, usul,
fürunun oy kullanmasını yasaklayan maddeyi bertaraf etmeleri nedenleriyle iptali gerektiğini ileri sürerek, davalı kooperatifin 26.12.2017 tarihli yönetim kurulu kararının iptalini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı tasfiye memuru cevap dilekçesinde; 26.12.2017 tarihli yönetim kurulu kararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, genel kurulda alınan kararların ise usul ve yasaya ugun olduğunu, iptalini gerektiren husus bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, vekalet veren ortakların şikayet haklarının her zaman mevcut olduğu, herhangi bir ortak bu konuda şikayette bulunmadan onun iradesinin sakatlandığı yolundaki iddianın mahkememizce kabul edilebilirliğinin olmadığı, bu nedenle davacıların imza incelemesi yapılmasına ilişkin taleplerinin kabul edilmediği, aksi durumda dahi ...'nun mahkememize sunduğu beyan dilekçesi ile vekaletteki imzanın kendisine ait olduğunu belirttiği, buna göre de, toplam yedi ortaktan dördünün kabul oyu ile toplantı ve 2/3 karar nisabının sağlandığı,
bu haliyle genel kurulda alınan yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibrası, tasfiyenin kapatılması, kooperatif evrak ve belgelerinin ...'na bırakılması kararları yönünden mutlak butlan koşullarının bulunmadığı, buna göre davacılar tarafından ileri sürülen hususların kararın iptaline yönelik olduğu, genel kurul kararının iptali talebinin ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, iş bu davanın ise hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ile davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıların zaten kabul edilmeyen yönetim (tasfiye) kurulu faaliyet raporu ile yönetim (tasfiye) kurulunun ibra edilmemesi ile ilgili kararların iptalini istemelerinin haklı olmadığını, genel kurulun 26.12.2017 tarihinde yapılmış olması ve davanın 24.01.2018 tarihinde açılmış olması gözetildiğinde davanın 1163 sayılı Kanunun 53. maddesindeki bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu belirtilerek,
davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar temyiz dilekçesinde; kooperatife hiçbir ödemesi olmayan yani sonuçtan zarar görmeyen ortakların oylarına değer verilerek kurulan hükmün hatalı olduğunu, her toplantıda kendilerini oyçokluğu ile ibra eden bu ortakların davacıların zararına hareket ettiklerini, iddialarının Bakanlık Müfettişi raporu ile de desteklendiğini, vekaletnamelerdeki sahte imzalar nedeniyle toplantı yeter sayısının dahi bulunmadığını, alzaimer hastası ...'nun imzayı kabul beyanının geçerli olmadığını, mahkemece sağlık raporu dahi alınması yoluna gidilmediğini, evrakların sonradan mahkemeye teslim edilmesinin de taleplerinde haklı olduklarını gösterdiğini beyan etmektedir.
2.Davalı tasfiye memuru vekili katılma yolu ile ibraz ettiği temyiz dilekçesinde; davacıların 26.12.2017 tarihli yönetim kurulu kararına karşı dava açtıklarını, bu tarihli bir yönetim kurulu kararı bulunmadığından davanın bu gerekçeyle reddi gerektiğini beyan etmektedir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı tasfiye memuru vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacılar ile davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1823, K. 2025/4456, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama