İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2968 K.2026/301

Dairemizin 30.04.2025 tarihli ve 2024/1006 Esas, 2025/1778 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmakla; yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten…

Esas2025/2968Karar2026/301Tarih22 Ocak 2026Okuma12 dk · 2.437 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2025/2968 E., 2026/301 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2026
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/130 E., 2023/612 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.437 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

Dairemizin 30.04.2025 tarihli ve 2024/1006 Esas, 2025/1778 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmakla; yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde. 14.10.2003 tarihli sözleşme ile üstlendikleri ...

Üniversitesi Kan Bankası ve İlkyardım Hastanesi Poliklinik Bloğu Tamamlama İnşaatı işini süresi içerisinde kusursuz ve noksansız olarak bitirip teslim ettiklerini, ancak davalı idarenin sözleşme eki yapım işleri genel şartnamesinin 22. maddesine istinaden yaptırmış olduğu bir kısım ilave işlerin bedelini ödemediğini, ödenen ilave işlerin bedelinin ise birim fiyatlar üzerinden ödenmesi gerekirken ihale tenzilat oranı uygulanarak eksik ödendiğini, ayrıca bir kısım yapılmayan imalâtların da sözleşme kapsamında olduğu gerekçesiyle hakediş alacağından kesinti yapıldığını belirterek,

yapılan kesinti ve sözleşme dışı ilave işlerin bedelinin tahsili için davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptâline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sözleşme dışı yapılan ilave işlerin bedelinin 11 no.lu kesin hakedişe istinaden tamamının ödendiğini, davalının davacıya hiçbir borcunun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 24.01.2013 tarihli kararı ile alınan 26.07.2012 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya ilave işler dolayısıyla 169.919,63 TL ve sözleşme kapsamında olmadığı halde yapılmadığı gerekçesiyle kesinti uygulanan imalât miktarından 58.673,71 TL olmak üzere toplam 228.593,34 TL ödeme yapılması gerektiği, bu alacak için hesaplanan işlemiş faiz alacağının ise 34.733,48 TL olduğu gerekçesiyle toplam 263.326,82 TL alacağa yapılan itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMAVE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.Mahkemenin 24.01.2013 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 09.04.2014 tarihli, 2013/2482 Esas, 2014/2477 Karar sayılı ilamı ile tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek, sözleşme dışı yapılan ilave ve yeni işlerin bedelinin, konularında uzman yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile birlikte mahallinde keşif de yapılarak, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. ve 23. maddeleri uyarınca sözleşme fiyatları ile %10'u aşan imalâtın ise sözleşme ve işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 410 ve devamı maddeleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması için kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2.Mahkemenin 08.10.2015 tarihli, 2014/297 E., 2015/1039 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşif sonucu alınan 08.06.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; proje, mahal listesi ve teknik şartnamenin birinde yer alan imalâtın sözleşme kapsamında imalât sayılması gerektiği, davacının dava konusu yaptığı imalâtların tamamının teknik şartnamede yer aldığı, bedelinin istenemeyeceği, davalı idarenin ilave iş olarak kabul edip bedelini ödediği inşaat imalâtlarının ise sözleşme bedelinin %10'u içinde kaldığından sözleşmedeki tenzilat oranında indirim yapılmasının doğru olduğu,

ancak 2004 yılından yapılan bu imalâtlarda 2004 yılı birim fiyatlarına tenzilat uygulanması gerektiği aradaki farktan kaynaklı olarak davacının talep edebileceği bedelin toplam 2.258,46 TL, işlemiş faizinin ise 343,15 TL olduğu yönünden görüş belirtildiği gerekçesiyle bu miktarlar yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.

Mahkemenin 08.10.2015 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 04.04.2016 tarihli, 2016/36 Esas, 2016/2095 Karar sayılı ilamı ile tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek,

a. Davacının, sözleşme kapsamında olduğu halde yapılmadığı gerekçesiyle hakedişinden yapılan kesinti ile sözleşme kapsamında olduğu gerekçesiyle yapılan ilave işlerini bedeli olmak üzere iki ayrı alacak kalemi talebinde bulunduğu ve mahkemenin 58.673,71 TL kesintinin ve 169.919,93 TL ilave iş bedelinin davalıdan tahsiline dair verdiği kararın temyizi üzerine hükmüne uyulan Daire bozma ilâmının 1. bendinde bozma kapsamı dışında kalan tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bendinde ise kararın sözleşme dışı ek işler yönünden bozulmasına karar verildiği, bu durumda Daire bozma ilâmından önce mahkemece 58.673,71 TL kesintinin tahsiline dair verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiği,

b. Sözleşme dışı ek işler yönünden; bozma ilamı gereği hangi işlerin sözleşme kapsamında, hangi işlerin %10'luk kısımda ve hangi işlerin %10'luk bölümün dışında olduğunun belirlenmesi gerektiği, bozmadan sonra alınan raporda, bozmadan önce alınan raporda sözleşme dışı kabul edilen işlerin neden sözleşme içinde sayıldığının denetime elverişli şekilde açıklanmadığı,

hangi işlerin sözleşme kapsamında olduğu ve hangi işlerin ek iş olduğu konusunda iki raporda birbirinden çok farklı iki ayrı sonuç ortaya çıktığından, raporlar arasında çelişkinin giderilmesi ve sözleşme kapsamı ve dışındaki işlerin Yargıtay denetimine elverişli şekilde denetlenebilmesi için bozmadan sonra rapor hazırlayan bilirkişiler kurulundan ek rapor alınarak tarafların rapora yönelen itirazlarının da değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

3.Mahkemenin 13.03.2018 tarihli, 2017/73 E., 2018/134 K. sayılı kararı ile bozma öncesi 26.07.2012 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan alınan 23.11.2017 tarihli ek raporda, bilirkişilerin benimsemiş oldukları daha önce düzenlenen 04.07.2011 tarihli raporda yapılan ek işlerin ve tutarlarının ayrıntılı olarak açıklandığı, ilave işlerin içeriğinin yeniden belirtilmesine gerek olmadığı, davacının ilâve işler nedeniyle 169.919,93 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirildiği gerekçesiyle; bu miktar ilâve iş bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne, haksız kesilen 58.673,71 TL tutarındaki hakediş alacağına yönelik verilen hüküm kesinleştiğinden ve davacı tarafça tahsili sağlandığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemenin 13.03.2018 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 09.05.2019 tarihli, 2018/4022 Esas, 2019/2210 Karar sayılı ilamı ile davacının süresinde olmayan temyiz itirazları reddedilerek, davalının temyiz itirazları yönünden; ek rapor alınması istenen bozulan karara dayanak bilirkişi kurulundaki (08.06.2015 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulu) elektrik mühendisinin KHK ile görevden uzaklaştırıldığı gerekçesiyle bozma öncesi ilk raporu veren heyetten rapor alınarak karar verildiği,

bozmaya uyulduğuna göre 09.05.1960 gün, 21/9 sayılı İBK kararı gereğince, bozmada belirtilen şekilde inceleme yapılması zorunlu olduğu, mahkemece KHK ile görevden uzaklaştırılan elektrik mühendisi yerine konusunda uzman başka bir elektrik mühendisinin heyette görevlendirilerek bozma ilamında gösterilen şekilde rapor alınması gerekirken, usuli kazanılmış hak ihlal edilerek başka heyetten alınan rapora göre karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek kararın üçüncü kez bozulmasına karar verilmiştir.

4.Mahkemenin 05.02.2021 tarih, 2020/408 E., 2021/65 K. sayılı kararı ile davanın konusu Denizli 3. İcra Müdürlüğü’nün 2017/1741 E. (önceki numarası 2003/5395 Esas) sayılı dosyasındaki alacağın dava sırasında davacı tarafça ödendiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemenin 05.02.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.01.2022 tarihli, 2021/2896 Esas, 2022/256 Karar sayılı ilamı ile İcra İflas Kanunu'nun ''İcranın iadesi'' başlığı altında düzenlenen 40. maddesinde; bir ilama dayanarak takip borçlusundan tahsil edilen paranın takip alacaklısına ödenmesinden sonra,

takip dayanağı ilamın bozulması ve takip konusu alacağın haksızlığının daha sonra tesis edilip kesinleşen bir hükümle ortaya konması halinde, ayrıca hükme hacet kalmaksızın takip alacaklısından icra dairesi tarafından ve gerektiğinde cebri icra yolu ile geri alınıp takip borçlusuna iade edileceği öngörüldüğüne göre;

yerel mahkemenin 2017/73 Esas, 2018/134 Karar ve 13.03.2018 tarihli kararı, Dairemizin 2018/4022 Esas, 2019/2210 Karar ve 09.05.2019 tarihli ilamıyla bozulmakla verilen hükmün tamamen ortadan kalktığı ve davalı iş sahibi adına verilen kararın kesinleşmiş sayılamayacağı, davalı iş sahibinin davaya yönelik haklarını alabilmesi için mahkemece bozmaya uyulduğuna göre Dairemiz bozma ilamında belirtilen şekilde rapor alınarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasının gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.

5.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak.

Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1741 Esas sayılı icra takibine konu edilen ve davalı idare tarafından yapılan kesintinin iadesine ilişkin 58.673,71 TL'lik alacak bakımından mahkemece verilen karar kesinleştiğinden bu alacak kalemi bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığı, sözleşme dışı ek işlere yönelik alacak talebi bakımından son olarak aldırılan bilirkişi raporu ile davacıya 2.258,45 TL eksik ödeme yapıldığının belirlendiği, dolayısıyla kesintinin iadesine ilişkin 58.673,71 TL'lik alacak dışında kalan kısım bakımından davacının takip tarihiyle 2.258,45 TL alacak talebinde haklı olduğu,

bakiye bakımından ise haksız olduğu ancak dayanak takip borcunun dava tarihinden sonra davalı idare tarafından ödendiği, buna göre sözleşme dışı ek işlere yönelik alacak talebi bakımından konusuz kaldığı gerekçesiyle ilave işler bedeli yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, haksız kesilen 58.673,71 TL tutarındaki hakediş alacağına yönelik verilen hüküm kesinleştiğinden bu talep hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 30.04.2025 tarihli 2024/1006 E. 2025/1778 K. sayılı kararı ile 25.01.2022 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, mahkemenin 13.03.2018 tarihli ve 2017/73 Esas, 2018/134 Karar sayılı kararı Dairemizce bozulmakla bu kararın infazına ilişkin icra dairesince İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın iadesi gerekeceğinden, davalı iş sahibinin davaya yönelik haklarını alabilmesi için esasa ilişkin hüküm kurulması gerektiği,

mahkemece Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1741 Esas sayılı icra takibine konu edilen ve davalı idare tarafından yapılan kesintinin iadesine ilişkin 58.673,71 TL'lik alacak bakımından mahkemece verilen karar kesinleştiğinden bu alacak kalemi bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve sözleşme dışı ek işlere yönelik alacak talebi yönünden ise;

bu kalemin bozma doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda 2.258,45 TL olarak belirlendiği anlaşılmış olup, sözleşme dışı ek işlere yönelik talebinin 2.258,45 TL yönünden kabulüne ve dava konusu alacak likit olmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebi ile davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; dava dosyasına ilişkin Yargıtay'ın birinci ve ikinci bozma kararlarında, davacı tarafından yapılan işlerin ilave iş olduğunun kabul edildiğini ancak bedellerinin nasıl hesaplanması gerektiğine ilişkin bozma yapıldığını, en son alınan ek raporun bozma ilamlarına aykırı olarak ve ikinci bozma kararı ile geçersiz hale gelen mahkemenin 08.10.2015 tarihli kararıyla kabul edilen önceki raporla aynı şekilde yapılan işleri ilave iş kabul etmeyip 2.258,45 TL hesaplama yaptığını, bozma ilamının usulü kazanılmış haklar yönünden bağlayıcı olduğunu,

davacı lehine birinci ve ikinci bozma ilamına aykırı şekilde son kararda yapılan işleri ilave iş kabul etmeyen 08.06.2015 ve bu rapora ek olarak düzenlenen 15.11.2022 tarihli ek rapor doğrultusunda belirlenen alacağın hüküm altına alınması yönünden bozma kararı verilmesinin doğru olmadığını, birinci bozma ilamı doğrultusunda yapılan işlerin sözleşme dışı iş kabul edilerek bedellerinin hesaplanması gerektiği yönünde bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi yönünden bozma kararı verilmesi için bozma ilamının tashih edilmesini istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hakedişlerden haksız olarak kesildiği iddia edilen bedellerin iadesi ve sözleşme dışı yapılan ek işlerin tahsili istemine ilişkindir.

1. İcra İflas Kanunu'nun ''İcranın iadesi'' başlığı altında düzenlenen 40. maddesinde; bir ilâma dayanarak takip borçlusundan tahsil edilen paranın takip alacaklısına ödenmesinden sonra, takip dayanağı ilamın bozulması ve takip konusu alacağın haksızlığının daha sonra tesis edilip kesinleşen bir hükümle ortaya konması halinde, ayrıca hükme hacet kalmaksızın takip alacaklısından icra dairesi tarafından ve gerektiğinde cebri icra yolu ile geri alınıp takip borçlusuna iade edileceği öngörülmüştür.

Yukarıdaki madde kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, Dairemizin 25.01.2022 tarihli bozma ilamında; “mahkemece verilen 2017/73 Esas, 2018/134 Karar ve 13.03.2018 tarihli kararı, Dairemizin 2018/4022 Esas, 2019/2210 Karar ve 09.05.2019 tarihli ilamıyla bozulmuş olup, hüküm tamamen ortadan kalktığından, davalı iş sahibi adına verilen karar kesinleşmiş sayılamaz.

Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre Dairemiz bozma ilamında belirtilen şekilde rapor alınarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması zorunludur. Zira mahkemece verilen bu hüküm bozulmakla İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın iadesi gerekeceğinden, davalı iş sahibinin davaya yönelik haklarını alabilmesi yeni bir kararın verilmesini gerektirir.

Bu hususlar dikkate alındığında, verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.” denilerek karar bozulmuş ve mahkemece de bu bozmaya uyulmasına rağmen, bozmaya açıkça aykırı olacak şekilde yeniden sözleşme dışı ek işlere yönelik alacak talebi bakımından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bu durumda 25.01.2022 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, mahkemenin 13.03.2018 tarihli ve 2017/73 Esas, 2018/134 Karar sayılı kararı Dairemizce bozulmakla bu kararın infazına ilişkin icra dairesince İİK'nın 40. maddesi gereğince icranın iadesi gerekeceğinden, davalı iş sahibinin davaya yönelik haklarını alabilmesi için esasa ilişkin hüküm kurulması gerekir.

2. Mahkemece 25.01.2022 tarihli bozma ilamı ve bu ilam gereğince önceki 09.05.2019 tarihli bozma ilamı doğrultusunda 08.06.2015 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulundaki elektrik mühendisi yerine başka bir elektrik mühendisi kurula dahil edilmek suretiyle alınan 15.11.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; önceki rapordaki gibi anahtar teslimi işlerde sözleşmenin 9.2. maddesine göre sözleşmenin eki sayılan belgelerden projeler, mahal listeleri ve teknik şartnamelerin ayrılmaz bir bütün olduğu,

projede mevcut olmayan bir işin kapsamının mahal listesine bakılarak yapılacağı, mahal listesindeki eksikliğin ise teknik şartname ile giderileceği, iş kalemlerinin yalnızca teknik şartnamede yer alması halinde dahi sözleşme kapsamında sayılacağı, bunlardan herhangi birisi içinde yer alan bir imalâtın diğerinde yer almaması gerekçe gösterilerek ilave ödeme yapılmasının mümkün olmadığı,

davacının teknik şartnamede yer alan imalâtlar yönünden talepte bulunamayacağı yönünde görüş bildirilmiş ancak davalı idarenin sözleşe dışı sayarak bedelini ödediği inşaat imalâtlarına tenzilat oranın 2003 değil yapıldıkları 2004 yılı birim fiyatları üzerinde uygulanması gerektiği belirtilerek fark bedel olan 2.258,45 TL'nin alacak olarak talep edileceği belirlenmiştir.

Oysaki 12.07.2010 tarihli raporu düzenleyen bilirkişiler bu raporlarında; teknik şartnamede teknik özellikleri belirtilen imalâtların da sözleşme kapsamında görülebileceğini ancak bu durumda yapılacak imalâtların miktarının ve yerinin teknik şartnamede açık olarak belli olması gerektiğini, bu halde sadece teknik şartnamede yer alan işlerin ilave iş olup olmadığının değerlendirilebilmesinin mahallinde yapılacak keşifle mümkün olduğunu belirtilmişler ve yapılan keşif sonras aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen 05.07.2011 tarihli raporda;

davacının mekanik, elektrik ve inşaat ile ilgili yaptığı ilave imalâtları tek tek belirlemiş ve bedellerini mahalli piyasa rayicine göre hesaplamışlardır. Daha sonra alınan 26.07.2012 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulu da bu rapordaki ilave imalâtları aynen kabul etmiş ve ilave işler bedeli 169.919,63 TL olarak belirlenmiştir.

Bu halde taraflar arasındaki uyuşmazlık da çözüme kavuşturulması gereken husus; proje ve mahal listesinde yer almayan ancak teknik şartnamede teknik özellikleri belirtilen imalâtların sözleşme kapsamında sayılıp sayılmayacağıdır.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 9.1 maddesinde, ihale dokümanının sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı ancak sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki ya da farklılık olması halinde, ihale dokümanında yer alan hükümlerin esas alınacağı belirtilmiş, 9.2 maddesinde ise ihale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sıralamasına yer verilmiş ve bu sıralamada uygulama projesi ve mahal listesine, özel teknik şartnameye göre daha üstte yer verilmiştir.

Dairemizin emsal içtihatları dikkate alınarak sözleşme dışı ilave işlerin belirlenmesinde, sözleşmedeki bu sıralama doğrultusunda uygulama projesi ve mahal listesi öncelikli kabul edilerek, bunlardan yer almayan imalâtların bedellerinin Dairemizin (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 09.04.2014 tarihli ve 2013/2482 E., 2016/22477 K. sayılı bozma ilamında açıklandığı şekilde sözleşme tarihinde yürürlükteki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. ve 23. maddeleri uyarınca belirlenmesi gerekmektedir.

O halde mahkemece 21.01.2011 tarihinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 05.07.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen ve 26.07.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da aynen kabul edilen ilave işlerin bedellerinin sözleşme tarihinde yürürlükteki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. ve 23. maddelerine göre hesaplanması için yeniden konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre İİK 40'daki hükümle icranın iadesi gerekeceği de dikkate alınarak esasa ilişkin bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda (2) numaralı bentlerde yazılı bulunan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜ ile Dairemizin 30.04.2025 tarihli ve 2024/1006 Esas, 2025/1778 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA ve mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgisine iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2968, K. 2026/301, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozmave Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V.temyiz
  8. VI. Karar Düzeltme
  9. A. Karar Düzeltme Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VII. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2968
Karar No
2026/301
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2970 K.2026/248
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2970 K.2026/168
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2971 K.2026/92
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/2974 K.2026/209
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2974 K.2026/270
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2975 K.2026/12

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.