KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/3593 E., 2025/4438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/618 E., 2025/942 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/871 E., 2025/292 K.
Karar Metni
832 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin üyesi olduğu ... Sanayi ...
Kooperatifi ile davalı firma arasında akdedilen 01.02.2017 tarihli 106 adet prefabrik işyeri binası yapım ve imalat işi ile ilgili sözleşmesi kapsamında davalı firmanın birtakım imalat ve ihzaratları yaparak binaların bir kısmını ikmal ettiğini, bir takım eksik ve hatalı imalatlar nedeniyle de davalı aleyhine kooperatif tarafından Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/18 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, davalının tespitteki eksiklikleri ikmal etmediği gibi yaptığı inşaat ve imalatlarda da birtakım hata, kusur ve eksiklikler ile taahhüdünü tamamlamadan kooperatif ile birtakım hukuki süreçler başlattığını,
nihayetinde ilgili kooperatif tarafından ferdileşme yoluna gidilerek müvekkile ait taşınmazın tapusunun verildiğini ve taşınmazın müvekkilinin kullanımına tahsis edildiğini, davalı tarafından inşaatı yapılan müvekkiline ait bina önlerinde yeterli sıkıştırma yapılmadığı için çökmeler meydana geldiğini, çatı olukları tamamlanmadığından akıntılar oluşturarak zemini çökerttiğini, dolgu hatası nedeniyle çökmeler meydana geldiğini, bina kolonlarının 25-50 cm arası çöktüğünü, bina logarlarının çöktüğü, bina tabanlarına atılan zemin betonuna hasır çelikler yapılmadığından zeminde çökmeler oluştuğunu,
müvekkili tarafından enjeksiyon yöntemiyle çökmeyi önlemek için dolgu çalışmalarına başlanılmış ise de bu çalışmaların süresi ve maliyetlerinin müvekkili yönünden ağır ve telafisi güç zararlara neden olduğunu, müvekkilinin başvurusu üzerine Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/73 D.İş sayılı dosyasıyla sözleşmeye ve fenni kurallara aykırı olarak yapılan inşaat, imalat ve işlemlerin bilirkişi marifetiyle tespiti yapılarak müvekkilinin taşınmazında 2023 birim fiyatlarıyla 1.038.000,00 TL'lik zarar oluştuğunun tespit edildiğini,
belirterek bilirkişi marifetiyle tespiti yapılan zararın güncel tutarının tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL tazminatın tapu tescil tarihinden işleyecek en yüksek ticari işletme kredisi faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerinin dava dışı ... Sanayi ... Kooperatifi ile 01.02.2017 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, davacı şirket kooperatif üyesi olsa da, kendileri ile akdi ilişkisi bulunmadığını, aynı konuda kooperatifin açtığı davaların da halen derdest olduğunu, davanın husumetten reddedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın davacının üyesi olduğu, dava dışı kooperatif ile davalı firma arasında akdedilen 01.02.2017 tarihli 106 adet prefabrik işyeri binası yapım ve imalat işi ile ilgili sözleşme kapsamında davalı firma tarafından yapılan eksik ve hatalı imalat bedellerinin tahsili istemine ilişkin olduğu; taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunmadığı, davaya konu eser sözleşmesinin davacının üyesi olduğu kooperatif ile davalı arasında akdedilmiş olduğu, davacının tarafı olmadığı bir sözleşmeye dayanarak yükleniciden eksik ve ayıplı imalat nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin müstakil tapusunun mevcut olduğunu, kooperatif tarafından ferdileşmeye gidildiğinden ve açılan davada müşterek müteselsil sorumluluğa dayanıldığından davalı firmanın genel hükümlere göre ayıba karşı tekeffül yükümlülüğünün bulunduğunu, davalı ile dava dışı kooperatif arasında Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/619 Esas sayılı dosyasında devam eden ve halen derdest olan dava bekletici mesele yapılmadan ve davanın sonucu kesinleşmeden mükerrer ödeme olasılığı gerekçe gösterilerek talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
davalının bina müteahhidi olarak yaptığı imalat ve işçiliklerden dolayı genel hükümlere göre sorumluluğu 10 yıl devam ettiğinden davalıya husumet yöneltilemeyeceği yönündeki mahkeme değerlendirmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Açılan işbu davada, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunmadığı, davaya konu eser sözleşmesinin davacının üyesi olduğu Kooperatif ile davalı arasında akdedilmiş olduğu, davacı, üyesi olduğu Kooperatif ile davalı arasında yapılan eser sözleşmesi uyarınca işbu davada davalıdan talepte bulunmuş ise de;
sözleşmenin tarafı olmayan davacının taraf olmadığı bir sözleşmeye dayanarak yükleniciden eksik ve ayıplı imalat nedeni ile uğradığı zararın tazminini isteme hakkının bulunmadığı gibi somut olayda, anılan hususlara dayalı olarak akdin tarafları olan dava dışı Kooperatif ile davalı arasında devam eden bir davanın bulunduğu da nazara alındığında, davacının işbu davaya konu istemler yönünden aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi usul ve esas bakımından hukuka uygundur.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3593, K. 2025/4438, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama