KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2009/20510 E., 2012/30207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/nitelikli zimmet suçunun belirlenmesinde, mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklinde iken, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2. maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup;
A-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
B-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil kabaca incelemede ilk bakışta sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (bilirkişi - grafoloji uzmanı vs) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
C-Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
D-Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
E-Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
F-Gişe yetkilisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılıp, her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıklarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.maddesi uyarınca 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu karşılaştırılıp lehe olan yasaların belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinin gerekmesi,
Kabule göre de;
2-Sanığın Lehine olan yasa tespit edilirken meydana gelen banka zararının idari soruşturma sırasında, adli soruşturma başlamadan ve olay Cumhuriyet Savcılığına intikal etmeden ödediğinin belirlenmesi karşısında ödemenin soruşturma başladıktan sonra geçekleştiği kabulü ile 5411 sayılı yasanın 160/4 maddesi uyarınca sanığın cezasından 2/3 oranında indirim yapılacağının ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun sanık lehine olduğu halde 5411 sayılı yasaya göre belirlenen temel cezada zincirleme suçtan dolayı 765 sayılı yasanın 80. maddesi gereği 1/6 oranında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/20510, K. 2012/30207, 29 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama