KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2009/4910 E., 2012/25028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zimmet
- Hüküm
- Sanığın hükümlülüğüne
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
25.11.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. ve 5. fıkraları uyarınca, Türkiye Halk Bankası, T.C. Ziraat Bankası ve T.C. Emlak Bankası ile birlikte özel hukuk statüsüne tabi tutularak, anonim şirket haline dönüştürülmek suretiyle, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK’lerin uygulanması olanağı ortadan kaldırılmış, bu suretle de anılan banka personelinin memur gibi cezalandırılmaları olanaksız hale getirilerek,
bu personelin zimmet ve nitelikli zimmet eylemleri nedeniyle, 765 sayılı TCY’nın 202. maddesinin tatbik yeteneği ortadan kaldırılmış ise de, anılan değişiklikle, banka mensuplarının bu tür eylemleri suç olmaktan çıkarılmamış, banka aleyhine gerçekleştirdikleri zimmet ya da nitelikli zimmet eylemleri 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22. maddesinin 3. fıkrası ve 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile yaptırım altına alınmıştır.
765 sayılı TCY’nın 2/2. maddesinde öngörülen “sonradan yürürlüğe giren yasanın, lehte hükümler taşıması durumunda önceden işlenen suçlar yönünden de, tatbik ve infaz edileceği” kuralı gereğince, 25.11.2000 tarihinden önce Türkiye ... Bankası personelinin işlemiş olduğu zimmet suçlarında, 4389, 5411 sayılı Yasanın ve 765 sayılı TCY’nın 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak, lehe olan yasa hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan ve kamu görevlilerine özgü zimmet suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 247. maddesinin tatbiki suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK.nun 5560, 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231.maddesinin 5, 6 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/4910, K. 2012/25028, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama