KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/4962 E., 2013/5784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu vekalet ücreti 1250 TL olduğu halde yazılı şekilde eksik vekalet ücreti tayini, ödettirilmesine karar verilen banka zararı üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca katılan banka lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması temyiz edeninin sıfatına göre bozma sebebi yapılmamıştır.
1- Sanığın müdürlüğünü yaptığı banka şubesinde, bir kısım mudilerin hesaplarından sahte imza atarak düzenlediği tediye fişlerini kullanmak ve bir kısım mudilerin yatırım hesaplarına yapılması gereken repo dönüşlerini kendisinin veya paravan olarak kullandığı ... isimli mudinin hesabına aktarıp çekmek suretiyle banka parasını zimmetine geçirmesi şeklindeki eylemlerinde;
tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme sonucunda iğfal kabiliyetinin olduğunun tespiti halinde nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilerek tediye fişleri üzerindeki mudiler adına sahte atılan imzalar üzerinde grafoloji uzmanına inceleme yaptırılıp, sahte imzaların aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit ettirilmesi ayrıca repo dönüşlerinde, mudi yatırım hesabına alınması gereken paraları ne şekilde mal edindiği belirlenerek,
bunun banka içi denetimle anlaşılıp anlaşılmayacağı tespit ettirilip dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdii edilerek, nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eylemlerin tamamı nitelikli zimmet kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Zimmete geçirilen paranın bir kısmının döviz cinsinden olması karşısında, her bir eylem tarihi itibariyle T.C.M.B.'nın uyguladığı efektif satış kuru esas alınarak zararın belirlenmesinin gerektiği gözetilmeksizin, suç duyurusu tarihindeki kuru esas alan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
3- Katılan banka zararının tazmini yerine, tazminatın aidiyeti de gösterilmeksizin kabul edilen zimmet miktarının 3 katı olan 486.153,03 TL paranın sanığa ödettirilmesine karar verilmesi,
4- Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK. nun 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, kendi altsoyu üzerinde, hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceği düşünülmeden yazılı şekilde tüm kişiler yönünden şartla tahliye tarihine kadar belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
5- Ödettirilmesine karar verilen banka zararı üzerinden nisbi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/4962, K. 2013/5784, 12 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama