KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2012/4912 E., 2012/20396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kaçakçılık
- Hüküm
- Hükümlülüğüne, müsadereye ve iadeye
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığa gönderilen tedbiri yerine getirmesine dair tebligatın, posta memurunca "adresten taşınmış, açık adresi bilinmiyor" şerhi ile iadesinden sonra tebligat kanunu 35.maddeye göre tebligatın yapıldığı, posta memurunca ne tür bir araştırma yapıldığı tespit edilmeden dönen tebligat üzerine, tebligat kanunu 35. maddeye göre yapılan tebligatın geçersizliği karşısında talebin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231 8/c-son fıkrası uyarınca denetim süresi içersinde dava zamanaşımı süresi duracağından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.
Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ve de koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılarak, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde, duruşma açılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/4912, K. 2012/20396, 19 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama