KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/11858 E., 2023/10715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/390 E., 2019/418 K.
- Suç
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/390 Esas, 2019/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 10.09.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.06.2020 tarihli ve 94660652-105-09-3801-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2020 tarihli ve KYB-2020/59188 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2020 tarihli ve KYB-2020/59188 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“... sanığın 08.10.2018 tarihli ve 2018/4877 Soruşturma, 2018/2285 Esas, 2018/1866 sayılı iddianame üzerine mahkumiyetine kararı verildiği, ancak sanığın yargılamaya konu eylemi hakkında daha önceden Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.09.2017 tarihli ve 2017/3485 Soruşturma, 2017/1548 Esas, 2017/1088 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2017/575 Esas, 2019/112 Karar sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle,
aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/390 Esas, 2019/418 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca sanık hakkında açılan mükerrer davanın, aynı suçtan dolayı daha önce mahkûmiyet kararı verilmiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca REDDİNE, sanık hakkında hükmolunan cezanın kaldırılmasına ve infaz edilmemesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11858, K. 2023/10715, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama