KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/18889 E., 2024/3280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/139 E., 2016/263 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, sabit tesis niteliğindeki ağaçların müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; iddianame ve keşif tarihinin tarafına tebliğ edilmediğine, suça konu yeri kendisinin kullanmadığına, hakkındaki cezanın paraya çevrilmesi ya da cezanın ertelenmesi gerektiğine, suç kastı olmadığına, cezanın fahiş olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, sanığın kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunan 35.130 m2 arazide meşe çalılarını keserek açma yaptığı, çukur kazdığı, araziyi sürdüğü ve işgal ettiği arazinin etrafına kesilen çalılarla çit yaptığı tespit edilerek sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/1-2. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişisi raporunda, suça konu işgal edilen alanda meşe çalıları kesilerek açma yapıldığı, toprak işlemesi yapılarak ormanlık araziye fıstık fidanları dikildiği, suç tarihinden önce orman kadastrosunun kesinleştiği, keşif tarihinde işgal edilen arazinin 48.815 m2 olduğu belirtilmiştir.
Sanık üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bulunan arazide sanığın toprağın verim gücünden faydalanmak suretiyle fıstık fidanları diktiğini ikrar etmesi, suç tutanakları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Suça konu yerde bulunun meyve ağaçlarının 5237 sayılı Kanun'un 54/4 yerine 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine," ibaresinin eklenmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/18889, K. 2024/3280, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama