KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/23653 E., 2025/7769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/482 E., 2020/629 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan tespite göre, sanık hakkında aynı gün yapılan aramada ele geçirilen 290 paket kaçak sigara ile ilgili ayrı bir soruşturma yapılarak kamu davası ikame edilip yargılama dosyasının derdest olduğu, aynı gün farklı saatlerde ele geçirilen sigaralar ile ilgili iki ayrı yargılama yapıldığı, sigaralarla ilgili fiili ve hukuki kesinti bulunmadığı, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre fiilinin tek suç oluşturduğu halde iki ayrı yargılamaya konu edilmesi nedeniyle sanık hakkında bu suçtan yargılaması devam eden derdest dosya ile bu dosyanın birleştirilerek sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5. maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği,
sanığa 7021 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince yapılan etkin pişmanlık ihtaratlı tebligatta, tebligat mazbatası üzerine muhatabın adreste bulunmaması nedeniyle tebligat parçasının kapısına yapıştırıldığı, haber kağıdının muhtara bırakıldığının yazılmasına rağmen, muhatabın nerede olduğunun ve haber verilen şahsın kim olduğunun anlaşılmaması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu cihetle;
soruşturma aşamasında kendisine ihtaratta bulunulmayan sanığa suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı açıkça bildirilerek ödemesi halinde cezasından 1/2 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan hüküm kurulması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
3.Sanıkta ele geçen sigaralar yönünden dosya arasında bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 760,00 TL, 27.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 570,00 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, KEMT varakası ile bilirkişi raporundaki gümrüklenmiş değer konusundaki çelişkinin giderilerek sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi gereğince indirim oranının belirlenmesi ve sanığa usulüne uygun olarak 5607 sayılı Kanun'nun 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23653, K. 2025/7769, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama