KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/23888 E., 2024/9240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/752 E., 2018/1057 K.,
- Suç
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanığın temyizi yönünden; sanığın yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen karara karşı sanık tarafından, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.11.2018 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
O yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; bozma sonrası verilen cezanın sanığın kazanılmış hakkı açısından hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yapılan incelemede; askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın, 03.03.2015 tarihinde kışlayı izinsiz terk ettiği, 21.04.2015 tarihinde hırsızlık suçunu işlerken kolluk görevlilerince yakalandığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle ayrı kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; ailevi sebeplerle suça konu eylemi gerçekleştirdiğini ve madde kullandığını beyan etmiştir.
Kovuşturma aşamasında dinlenilen psikiyatri uzmanı bilirkişinin yazılı ve sözlü mütalaasında; antisosyal kişilikte olan sanığın adli müşahadesine gerek olmadığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32/1-2 maddesinden faydalanamayacağı belirtilmiştir.
Isparta Şehit Yunus Emre Devlet Hastanesi Baştabipliğinin, 13.09.2018 tarihli ve 180014201 numaralı sağlık raporunda; geçirilmiş madde kullanım bozukluğu olan sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğuna karar verilmiştir.
Sanığın Birliğini izinsiz terk ettiğine dair tutanak ve yakalandığına dair tutanağın onaylı sureti dosya kapsamında mevcuttur.
A. Sanığın temyizi yönünden
Sanığın yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen karara karşı sanık tarafından, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.11.2018 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
B. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden
Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; askerliğe elverişliliği konusunda şüphe bulunmayan sanığın yakalanmakla son bulan firar suçunu işlediği belirlenmekle, atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
(Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin, 13.12.2016 tarihli ve 2016/586 Esas, 2016/615 Karar sayılı bozma ilamına konu (Kapatılan) 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/225 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararında sanık hakkında 10 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği dikkate alınmaksızın, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı göz önüne alınarak önceki hükümde yer alan sonuç cezanın infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesis edilmesi isabetli bulunmamıştır.
III. KARAR
1. Sanığın temyizi yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. O yer Cumhuriyet savcısıın temyizi yönünden;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23888, K. 2024/9240, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama