KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/2802 E., 2025/8151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/565 E., 2016/286 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Beraat, mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi, nakil araçlarının iadesi
- Temyiz edenler
- Sanık ..., katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Kısmî onama, kısmî bozma
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan vekiliin temyiz isteminin beraat kararları ile nakil araçlarının iadesi kararı ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
I- Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesine Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
III- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. ve 3/10. fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükmün yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık ...'nin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/2802, K. 2025/8151, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama