KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/28426 E., 2024/11256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/456 E., 2021/116 K.
- Suç
- 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî onama
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında bozma - kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545 ve 7242 sayılı Kanunlarla değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) hükümlerine göre uygulama yapılmış olsa da sanığın eyleminin suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı, mahkemece kamu davasına katılmasına karar verilmiş olmasının da hükmü temyize hak vermeyeceği anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Olay tarihinde kolluk görevlilerince yapılan yol kontrolü sırasında durdurulan yolcu otobüsünde, önleme araması kararı ile yapılan aramada, sanığın İstanbul iline götürülmesi için, ilgili otobüs yazıhanesine bıraktığı televizyon içerisinde 13.919,78 TL gümrüklenmiş değere sahip, 211 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında, bu olaya ilişkin olarak 6111 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Sanığın savunmasında; kaçak sigaraları, hakkındaki 18.12.2013 tarihli mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeden kesinleşen arkadaşı Necati Engin'in isteği üzerine, onun içmesi için gönderdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece sanığın eylemine uyan, 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve onsekizinci fıkralarının uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanındığı görülmüştür.
Ele geçen kaçak sigaraların Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olması karşısında, sanığın savunmasına itibar etmenin mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dava konusu eşyanın değerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası kapsamında hafif değerde olması, sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca alt sınırdan artırım yapılması karşısında mahkemece yapılan lehe kanun değerlendirmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uygulama yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın 18.12.2013 tarihli hükümde belirlenen netice ceza üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken; sanığın doğrudan 18.12.2013 tarihli hükümde belirlenen netice ceza ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve kazanılmış hakkı oluşturan hapis cezası erteli olduğu halde tekrar erteleme kararı verilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/28426, K. 2024/11256, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama