KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/32111 E., 2025/7425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/450 E., 2021/260 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek.
15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delâletiyle aynı maddenin 3/5,
3/10 ve 3/23. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, Mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
Kabule göre de;
1.13.05.2014 tarihli temyiz dilekçesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması talebinde bulunan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıka kaydı bulunmayan sanığa, kamu zararı bildirilip, ödeyip ödemeyeceği sorulmadan kamu zararını ödemediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanmaması,
2. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle,
sanığa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olduğundan bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılarak usulüne uygun ihtarat yapılmadan ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,
3. Müsadere hususunda iki kez hüküm kurulması ve dosyada "tek sanık" olduğu halde erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, denetim süresi belirlenmesi ve katılan lehine vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin fıkralarda "sanıklardan" bahsedilmesi,
4. Hüküm sanığın yokluğunda verildiği halde tefhim edildiğinin belirtilmesi suretiyle hükümde karışıklığa yol açılması,hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/32111, K. 2025/7425, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama