KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/8083 E., 2025/8534 K.
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/637 E., 2014/504 K
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve 34 ... 0517 plakalı nakil aracının müsaderesi, 34 ... 4649 plakalı nakil aracının müsadere talebinin reddi
- Temyiz edenler
- Sanık müdafi, katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet Savcısı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
1.290 kelime·6 dk okuma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak.
11.12.2013 tarihli KEMT varakası ile 03.01.2014 tarihli KEMT varakası arasındaki gümrüklenmiş değer arasındaki çelişki de giderilerek.
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde.
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği,
yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle.
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10,
3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3.Katılan ...
İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmesi gerektiğiyle sınırlı olduğu gözetilerek.
Malen sorumlunun beyanı alınarak, suçta kullanılan nakil aracı olan römorkun 5607 sayılı Kanun'un 13. ve 5237 Kanun'un 54/3 fıkrasının şartlarının oluşup oluşmadığı gözetilerek, nakil aracının müsaderesine yönelik değerlendirme yapılması gerektiği halde, eksik araştırma ile yazılı gerekçe ile hüküm tesisi, Kabule göre ise.
Mahkemece 34 ... 4649 plakalı çekici hakkında usulune uygun verilmiş bir el koyma kararı bulunmaması gerekçesi ile müsadere talebinin reddine karar verilmiş ise de.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) Birinci Kitap, "Koruma Tedbirleri" başlıklı Dördüncü Kısımda, "Arama ve elkoyma" başlıklı Dördüncü Bölümde düzenlenen "Eşya veya kazancın muhafaza altına alınması ve bunlara elkonulması" başlıklı 123. maddesi; "(1) İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır.
(2) Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir. (3) Muhafaza altına alınan veya elkonulan eşya ya da malvarlığı değerlerinin kıymeti tespit edilir." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un "Elkoyma kararını verme yetkisi" başlıklı 127/3. maddesinde ise. "Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar." hükümlerine yer verilmiştir.
Bu mevzuat hükümleri ışığında somut olay incelendiğinde. 29.11.2013 tarihinde kolluk görevlilerince önleme arama kararı uyarınca, sanığın sürücülüğünü yaptığı nakil vasıtalarında kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın arama anında hazır olması, nakil vasıtasının teslimine rızası olmadığına dair bir ibarenin bulunmaması ve tutanağın sanık tarafından imzalandığının anlaşılması karşısında;
nakil vasıtasının 5271 sayılı Kanun'un 123/1. maddesi uyarınca muhafaza altına alındığının kabulü gerektiği, bu halde elkoymanın onanmasından da söz edilemeyeceği gözetilerek nakil aracı olan çekicinin müsaderesi gerekirken yasal olmayan ve dosya kapsamı ile uyuşmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin, katılan ...