KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/9471 E., 2024/11640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/276 E., 2015/1182 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, müsadere
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Malen sorumlu vekilinin temyiz isteği yönünden; malen sorumlunun kamu davasına katılma talebinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik
13.03.2014 tarihli duruşmada kamu davasına katılmak istemediğini beyan eden malen sorumlunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanığın Temyiz İstemine Yönelik
Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan 22.05.2015 tarihli mahkûmiyet kararından, sanık hakkında temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/9471, K. 2024/11640, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama