KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/9509 E., 2024/10913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/744 E., 2015/628 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi; sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanağına göre, 13.05.2014 tarihinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından yapılan denetimde sanığın işletmecisi olduğu Eylül adlı kuruyemiş ve tekel bayiinde yapılan aramada muhtelif ebatlarda 12 şişe kaçak alkollü içki ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında; bahse konu içkileri Tahtakale'de tanımadığı kişilerden ucuz olduğu ve kayın biraderinin sünnet düğünü için aldığını, ticari amacının olmadığını, dükkânında alkol ve tekel ürünlerini sattığını ama bandrolsüz ürün satmadığını, hakkında bir ceza verilecek ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakat ettiğini beyan etmiştir.
Dava konusu eşyaların değerinin pek hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu tespit edilmiştir.
Suça konu eşyaların gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak alkollü içkileri ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği,
yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
2.Hükmün gün olarak belirlenen para cezası adlî para cezasına çevrilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi,
3.Suça konu kaçak eşyaların tamamının müsadere edilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden imha edilen kısım yönünden tasfiyesine hükmedilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/9509, K. 2024/10913, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama