KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/15575 E., 2024/11346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2093 E., 2021/1398 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği, eksik inceleme sonucu yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle istinaf hükmünün kurulduğuna, azmettirmenin söz konusu olmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla cezaya hükmetmenin doğru uygulama olmadığna ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dosya muhteviyatı ve suç tutanaklarına göre, orman yangını ihbarı üzerine orman muhafaza memurları tarafından olay yerine gidilerek iki farklı yerde başlayan yangınlara müdahale edildiği, yangın söndürme faaliyetlerinden sonra yapılan araştırma neticesinde, tanık ...'in tarlasında çalışırken yangına müdahale etmek için gelen araçların sirenlerini duyduğu sırada, yangın çıkan yer istikametinden beyaz
renkli, siyah camlı, serçe marka aracın Kızlan istikametine gittiğini gördüğünü, aracın tozlu ve pis olduğunu belirttiği, incelenen güvelik kamera kayıtlarında aracın sanığa ait olduğu ve aracı sanığın kullandığı, sanığın orman işletmesinde mevsimlik işçi olarak çalıştığı ve olay gününde haftalık izinde olduğu halde suç konusu yerde bulunduğunun anlaşılması üzerine sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir.
Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 110/4. maddesi uyarınca, olay tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tanık beyanlarına göre beraat kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, suça konu yerin orman sınırında olduğu tespit edilmiştir.
İletişim uzmanı bilirkişilerden sanığın olay saati itibarıyla suç konusu yerde bulunup bulunmadığının tespiti için rapor aldırılmış ve bilirkişiler olay yerine mesafe olarak 1,44 km uzaklıktaki baz istasyonundan 23 defa sinyal alındığını rapor etmişlerdir.
Olay yeri görgü ve tespit tutanakları, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş olup, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/15575, K. 2024/11346, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama