KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2022/66 E., 2025/13394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/789 E., 2020/1001 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde.
Adana 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/08/2015 tarih ve 2015/3494 değişik iş sayılı kararı uyarınca yapılan arama neticesinde sanığa ait ikamette 560 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği olayda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 119/4. maddesinde "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi"nin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmasının zorunluğu olduğu,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2016/18-1146 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere "kollukça yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluğunun kabul edilme sebebinin ileride doğabilecek iddiaların, aslında orada olmayan delillerin görevlilerce yerleştirildiği gibi uygulamada sıklıkla karşılaşılan suçlamaların önüne geçmek ve böylece aramanın her türlü şüpheden uzak bir şekilde yapılmasını ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini sağlamak olduğu", 5271 sayılı
Kanun'un 119/4. maddesine aykırı olarak "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu", 5271 sayılı Kanun'un yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmünü düzenleyen 217/2. maddesi ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206/2-a maddesi uyarınca hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı hususları gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/66, K. 2025/13394, 3 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama