KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/10718 E., 2024/10877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/374 E., 2022/33 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; hükmün bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay günü cadde üzerinde sigara satıldığının görülmesi üzerine söz konusu tezgahın bir müddet izlemeye alındığı, tezgah başında sigara satan şahsın daha öncede aynı yerde tezgahda sigara satarken yakalanarak hakkında işlem yapılan sanık ... olduğu, tezgahın yanına kolluk görevlilerince yaklaşıldığında sanığın olay yerinden kaçmaya başladığı, ancak peşinden gidilse de izini kaybettirdiği, çevreden yapılan araştırmada seyyar tezgahın ...'a ait olduğunun tespit edildiği ve tezgah üzerinden 142 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık savunmalarında: ele geçirilen sigaraların kendisine ait olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Tutanak tanıkları dinlenmiştir.
Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında CIF değerinin 198,00 TL, gümrük vergileri toplamının 820,35 TL ve gümrüklenmiş değerinin 1.018,35 TL olduğu ancak; dosyada bulunan 31.03.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; ele geçen sigaraların CIF değerinin 111,25 TL, gümrük vergileri toplamının 882,75 TL ve gümrüklenmiş değerinin ise 994,00 TL olduğu bildirilerek, kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu anlaşılmıştır.
Sanığın suça konu sigaraları sattığının tespit edilmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilmesi,
yine dosyada mevcut bilirkişi raporu ve kaçak eşyaya mahsus tespit varakası arasında çelişki giderilmeden ve gümrüklenmiş değerin iki katı bildirilmeden sanığa kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin ihtar edilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 12.03.2014 yerine 2014 olarak gösterilesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/10718, K. 2024/10877, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama