İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/11464 Karar: 2026/2132 Tarih: 2026

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/11464 K.2026/2132

7. Ceza Dairesi 2023/11464 E. , 2026/2132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 20.01.2022 SAYISI : 2021/2194 E., 2022/95 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat, hükmün diğer sanıklar

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/11464 E. , 2026/2132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 20.01.2022 SAYISI : 2021/2194 E., 2022/95 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat, hükmün diğer sanıklar

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/11464 E. , 2026/2132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 20.01.2022 SAYISI : 2021/2194 E., 2022/95 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat, hükmün diğer sanıklara sirayetine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2021 tarihli kararı ile sanığın atılı suçu işlediğinden bahisle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18., 4/2. maddeleri uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. İstinaf İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi tarafından 20.01.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, sanık hakkında beraat kararı, hükmün diğer sanıklara sirayeti ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi İstinaf mahkemesince arama kararına istinaden yapılan arama işleminde iki kişinin hazır bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ihbar üzerine sanığın ikametinde kaçak alkol ele geçirilmesi nedeniyle verilen kararın maddi gerçekliğe aykırı olduğuna, usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden yapılan arama neticesinde sanığa ait kaçak eşyaların ele geçirildiğine, sanığın ticari kastının bulunduğuna, mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, istinaf başvurusunda bulunmayan ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklara hükmün sirayetinin hukuka aykırı olduğuna ve hükmün bozulmasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... tarafından kaçak alkollü içki satışı yapıldığı bilgisi üzerine, kolluk görevlilerince devriye görevi sırasında bahse konu adresin önünden geçildiği esnada görevlilerce tanınan sanık ...'un binanın dışında bir şahsa 2 adet 0,5 litrelik pet şişe verdiğinin görülmesi, devamında ekipler tarafından durdurulan şahsın aldığı pet şişelerde kaçak alkollü içki olduğunun anlaşılması üzerine, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcılığından usulüne uygun olarak alınan adlî arama kararına istinaden sanığın ikâmetinde, müştemilatında buna bağlı depoda ve iş yerinde yapılan aramada pet şişeler içerisinde toplamda 37 litre yurt içi üretimi alkollü içki, 20 litre etil alkol ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın ikâmetinde yapılan arama işlemi esnasında mahalle muhtarının ve aramanın devamında çilingirin hazır bulunduğu anlaşılmış olup, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-549 Esas, 2024/385 Karar sayılı, 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-548 Esas, 2024/384 Karar sayılı, 18.06.2025 tarihli ve 2024/7-381 Esas, 2025/259 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; Konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde tek işlem tanığı ile yetinilerek yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin, maddi meselenin ispatı yönünden tek/belirleyici nitelikte olup olmadığı, genel olarak arama işleminin icra tarzı itibariyle kolluğun şüpheli bir uygulama içine girip girmediği, arama işlemine tek işlem tanığı dışında, sanık ya da aramada hazır bulunabilecek (5271 sayılı Kanun'un 120.madde) kişiler veya üçüncü şahısların şahitlik edip etmedikleri, ele geçirilen delilin/suç konusunun bulunduğu yer ve ele geçiriliş şekli gibi kriterler ışığında delillerin hukuki sıhhatine dair itirazlar değerlendirilmelidir. Bu belirleme ve değerlendirmelerden sonra silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine ilişkin savunma itirazlarının, tek işlem tanığı ve bunu destekleyen diğer güvence argümanları ile karşılandığı hâllerde yapılan aramanın, hükme esas alınamayacak bir hukuka aykırılıkla malul olmadığının kabulü gerekir. Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, usulüne göre alınmış bir arama kararının mevcut olduğu, arama işlemi esnasında bir işlem tanığının baştan itibaren hazır bulunduğu, arama kararına ve bu kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik sanığın bir itirazın olmadığı, arama işlemine ve arama yapılırken haklarının ihlal edildiğine yönelik olarak sanıktan gelen herhangi bir yakınmanın bulunmadığı anlaşılmakla, usulüne göre alınmış arama kararına istinaden yapılan arama sonunda ele geçen delillerin yargılamada tek belirleyici delil olmadığı gözetilerek; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi, 2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hüküm niteliğinde olmadığı halde, dosya kapsamında haklarında kesinleşmiş hüküm bulunmayan diğer sanıklara hükmün sirayet ettirilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR "Değerlendirme ve Gerekçe" bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(b) maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla