KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/13904 E., 2024/4470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/498 E., 2021/1228 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Malen sorumlunun temyiz isteği yönünden; malen sorumlu ... (...) ...'nin kanun iadesi üzerine yapılan yargılamada 17.09.2020 tarihli celsede alınan beyanında hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi nedeniyle temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında yeterli delil olmadığı halde eksik araştırma ile lehe olan hususlar da değerlendirilmeden mahkûmiyet kararı verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine ve re'sen görülecek nedenlere ilişkindir.
2.Malen sorumlu ... (...) ...'nin temyiz isteği; araca yönelik müsadere kararının bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında atılı suçu ikrar etmiştir ve bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödemeyeceğini beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Naki aracına ilişkin ruhsat sureti, teknik bilirkişi raporu ve malen sorumlunun beyanı dava dosyasında bulunmaktadır.
A. Malen Sorumlunun Temyiz İsteği Yönünden
Malen sorumlu ... (...) ...'nin kanun iadesi üzerine yapılan yargılamada 17.09.2020 tarihli celsede alınan beyanında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234 üncü maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşıldığından davaya katılma ve temyize hakkı bulunmayan malen sorumlu vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası nedeniyle cezanın 2 yıl 11 ay hapis ve birer ay ara ile 24 eşit taksitle gün karşılığı 12.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın kazanılmış hakkı oluşturan ceza ile cezalandırılmasına karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır.
III. KARAR
A. Malen Sorumlunun Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle malen sorumlunun temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından cezada kazanılmış hakkın gözetilmesine ilişkin 7,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/13904, K. 2024/4470, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama