KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/14844 E., 2025/2929 K.·Kanun Yararına Bozma
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- Hâkimliği
- İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliği
- Sayısı
- 2022/1309 Değişik iş
- Kabahat
- 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet
- İnceleme konusu karar
- İtirazın reddi
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
İlgili kararın kanun yararına bozulması
1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 3/3. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 15.051,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2021 tarihli ve 2021/517 idari yaptırım, 2021/1058 karar sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/6425 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/1309 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60362 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60362 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre;
12/06/2020 tarihli ve 20341200EX157823 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata dair 38.181,25 USD tutarındaki bedelin tamamını 180 gün içinde yurda getirmeyen kabahatli hakkında, resmi görevlilerce usulüne uygun olarak tutulan tutanakların aksinin ispatlanmadığı sürece geçerli olduğundan bahisle başvurunun reddine karar verilip, bu red kararına karşı yapılan itiraz da reddedilmiş ise de;
1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz" şeklindeki,
İhracat Genelgesinin 4/1. maddesinde, "(1) 2018-32/48 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren fiili ihracatı gerçekleştirilen işlemlere ilişkin ihracat bedellerinin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. 180 gün azami süre olup bedellerin ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin yurda getirilmesi esastır" şeklinde yer alan düzenlemelere nazara alındığında;
Kabahatli vekili tarafından dosyaya sunulan Vakıf Katılım Bankası A.Ş.'nin 07/09/2021 tarih ve 20022100005 sayılı ihracat kabul belgesine göre 29.000,00 USD'nin 11/08/2020 tarihinde, 07/09/2021 tarih ve 20022100006 sayılı ihracat kabul belgesine göre 9.181,25 USD'nin ise 21/08/2020 tarihinde yurda getirildiğinin iddia edilmesi karşısında, söz konusu bedellerin yaptırıma konu ihracat beyannamesine konu bedeller olup olmadığı ve bedellerin süresinde yurda getirilip getirilmediği tespit edilip, sonuca göre kabahatli şirketin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma isteminde idarî para cezası miktarının 15.051,00 TL yerine 11.929,00 TL olarak gösterilmesinin maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,
2.İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/1309 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/14844, K. 2025/2929, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama