KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/15250 E., 2025/5462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/741 E., 2022/1178 K.
- Suç
- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- İlk derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak kamu davasının reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2019/250 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/741 Esas, 2022/1178 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; her iki davanın temadi bitim tarihlerinin farklı olması sebebiyle aynı dava olmadığına, sanığın 11.12.2017-16.01.2019 tarihleri arasındaki eyleminin değerlendirilmeyerek yargılama konusu yapılmadığına ve verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mütemadi suçlarda kesintinin gerçekleştiğinin tespit edilmesi için hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlenmesi önemli bir kriter olmakla birlikte, 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçunun tamamlanmasına rağmen, tipe uygun davranışların hâlâ sürdürüldüğü hallerde fail hakkında bir kez hüküm kurulması gerekliliği karşısında fiili kesinti gerçekleşmeden, hukuki kesinti oluşturan iddianame düzenlenmesi ile temadinin sona erdiğinin kabul edilmesinin mümkün olmaması ve doktrinde, “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabileceği hususları göz önüne alındığında tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2018/215 Esas, 2019/168 Karar sayılı hükmü ile sanığın 07.07.2017 tarihinde gittiği izinden zamanında dönmemesi fiili hakkında daha önce hüküm verilmiş olması dikkate alınarak, sanığın yüklenen izin tecavüzü suçu ile ilgili kamu davasının reddine karar verildiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/15250, K. 2025/5462, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama