KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/15388 E., 2023/11057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/817 E., 2016/40 K.
- Suç
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
918 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aydın (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.11.2013 tarihli ve 2013/997 Esas, 2013/1432 Karar sayılı kararıyla sanık ve inceleme dışı sanıklar İbrahim Esendeniz ile İlyas ...'in 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na (1163 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca haklarındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/817 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararıyla; sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suç nedeni ile sanık hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın, 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, kooperatifi kanuna uygun şekilde yönettiklerine, cezanın ertelenmemesinin hatalı olduğuna, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması taleplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Aydın Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 19.02.2013 tarihli ihbar yazısı ekinde yer alan kayıt uyarınca, ... Konut Yapı Kooperatifi'nin son genel kurul toplantısının 10.09.2012 tarihinde yapıldığı, sanığın da yönetim kurulu üyeleri arasında bulunduğunun belirtildiği anlaşılmış, 14.05.2013 tarihli yazı ekinde yer alan kayıtta 30.06.2010 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığı ve sanığın yönetim kurulu üyesi olduğu belirtilmiş ise de, anılan kayıtta yer verilen 30.06.2010 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağına dosya içerisinde rastlanmamıştır.
2.Dosya içerisinde, anılan kooperatifin 10.09.2012 ve 10.02.2013 tarihli onaysız olağan genel kurul toplantı tutanakları suretlerinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
3.Sanık savunmalarında, kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduğunu, 2008 yılından beri kooperatifin pasif durumda olduğunu, aidatlar ödenmediği için genel kurul toplantısını yapamadıklarını, en son 2013 yılı şubat ayında toplanıp tasfiye kararı aldıklarını, gecikmeli de olsa 10.09.2012 tarihinde toplantıyı yaptıklarını, suç işleme kasıtlarının bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Kooperatife ait karar defterleri ile genel kurul toplantı tutanakları celp edilerek, sanığın hangi tarihte yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve görev süresi şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilip, suç tarihi itibarı ile sanığın yönetim kurulunda görevli olup olmadığı ile Kanunda öngörülen süreden sonra yapıldığı iddia olunan toplantının, yapılıp yapılmadığının tespiti ile sanığın hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre ise; 1.1163 sayılı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında 7339 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen hapis cezası üst haddinin 6 ... olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin anılan Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425
sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle,
5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanun'un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, 7339 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
3.5237 sayılı Kanun'da, cezaların içtimaına yer verilmediği halde, sanığa verilen hapis cezasından çevrili adlî para cezası ile gün adlî para cezasının toplanması sureti ile sanık hakkında neticeten 1.000,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi,
4.Uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gösterilerek hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesine karar verilmesinden sonra, devam eden fıkralarda, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek hükümde çelişki meydana getirilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/817 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/15388, K. 2023/11057, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama