KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/18016 E., 2025/12526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/323 E., 2022/45 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Tebliğname görüşü
- Kısmî onama, kısmî bozma
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü ve Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına Dair Hüküm Yönünden Katılan ... İdaresi Vekilinin Sınırlı Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Anılan Sanık Müdafiin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve
ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320,00-TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve hükmün devamında 8.320,00 TL adlî para cezasının infazına yönelik yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Suça konu kaçak sigaraların tümünün müsaderesine karar verilmesi gerekirken imha edilenler hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği;
1. Hükmün kazanılmış hakka ilişkin (B-2) numaralı bendinden "sanığın 3 YIL 4 AY HAPİS VE 416 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ifadesinin çıkartılarak yerine "sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis ve 416 gün karşılığı 8.320,00 TL adlî para cezası üzerinden İNFAZINA" ifadesinin eklenmesi ile hükmün devamında yer alan ve kazanılmış hakka konu adli para cezasının infazına ilişkin (B-4) numaralı bendin hükümden çıkartılarak takip eden maddenin buna göre teselsül ettirilmesi ve hükmün kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin (C-1) numaralı bendinden "imha edilenler hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ibaresinin çıkartılarak
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18016, K. 2025/12526, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama