İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/18417 Karar: 2023/10966 Tarih: 2023

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/18417 K.2023/10966

7. Ceza Dairesi 2023/18417 E. , 2023/10966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/13 E., 2023/161 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü ma

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/18417 E. , 2023/10966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/13 E., 2023/161 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü ma

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/18417 E. , 2023/10966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/13 E., 2023/161 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2008 tarihli ve 2008/3821 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmî belgede sahtecilik ve bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2010 tarihli ve 2008/247 Esas, 2010/156 Karar sayılı kararı ile "banka görevlisi olan sanığın eylemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının uygulanma ihtimaline binaen ve resmî belgede sahtecilik suçunun bu suç ile bağlantılı olması nedeni ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri ile 5411 sayılı Kanun'un 164 üncü maddesi gereğince görevsizliğine, dosyanın Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. 2.Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2014 tarihli ve 2010/404 Esas, 2014/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5411 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 3.Anılan kararın katılan banka vekili ve mağdur ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve 2016/14703 Esas, 2019/38818 Karar sayılı ilâmıyla mağdur ... vekilinin temyizinin reddi ile katılan banka vekilinin temyizi yönünden "...... Yazılım ve Proje Yönetim Biriminden mudi adresinde değişikliğin yapıldığı tarih ve ne şekilde gerçekleştirildiğinin araştırılması, mudi hesabından mudi ve oğlunun hesabına yapılan virman işlemleri sonucu para çekilip çekilmediği veya mudi hesabına geri EFT işlemini kimin gerçekleştirdiğinin ilgili bankalardan sorulması, mudi ...’ye ait hesapta para olmadığı halde bir banka personelinin bu hesaptan EFT işlemi yapıp yapamayacağı, mevzuat ve banka uygulamaları yönünden, her bir işlemin karşılığı olabilecek işlemlerin tespiti açısından, Üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yapan yeni bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması... " nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli ve 2020/13 Esas, 2023/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5411 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca sonuç olarak 6 yıl 3 ... hapis cezası ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanığın uhdesinde bulunan 44.988,96 TL banka zararının sanıktan tazminine, nisbi harcın sanıktan alınarak Hazineye irad kaydına, tazminine karar verilen banka zararı üzerinden hesaplanan nisbi vekâlet ücreti ile maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsil edilerek katılan bankaya verilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; dosyaya sunulan raporlardan ve Yargıtay ilâmından anlaşıldığı üzere 18.01.2016 tarihli genel kredi sözleşmesindeki mudi imzasının sanığa değil mudi ...'ye ait olduğu tespit edildiği halde, mahkemece maddi hata sonucu sanığın mahkûmiyetine karar verilmesine, dava konusu para çekme dekontlarındaki imzaların sanığa ait olup olmadığının tespit edilemediğine, sanık hakkında zimmet suçunu işlediğini gösterir delil bulunmadığına, mudi ve oğluna ait müşterek hesaplardaki hareketlerden haberlerinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, şubede gişe görevlisi olan tanıkların imza kontrolü yapmamasının sorumluluklarına aykırı hareket ettiklerinin göstergesi olduğuna, 5411 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine aykırı hüküm kurulması ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık ...'ın ... A.Ş. Gebze şubesinde Ticari Pazarlama Yönetmeni yanında kredi komitesinde de görev yaptığı, ...'nin ise ... Gebze şubesi müşterisi olup, sanığın portföyünde bulunduğu, mudinin 22.01.2008 tarihinde Gebze Şubesine başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu mudinin 30.000.00 TL limitli kredi hesabı açtırdığı ancak, açtırmış olduğu krediyi hiç kullanmadığı, aynı bankada ticari kredilerden sorumlu olarak çalışan sanık ...'ın müştekinin bilgisi dışında sahte kredi kullandırım talimatı ile mudi adına kredi kullandırarak, mudinin hesabından imzasını da taklit ederek bilgisi dışında; 06.11.2006 tarihli ve F-3894690 seri numaralı dekontla 43.000.00 TL, 03.11.2006 tarihli ve F-3894700 seri numaralı dekontla 5.000.00 TL, 15.11.2006 tarihli ve G-0068863 seri numaralı dekontla 25.000.00 TL, 21.11.2006 tarihli ve G-0594417 seri numaralı dekontla 9.000.00 TL, 21.11.2006 tarihli ve F-3894695 seri numaralı dekontla 3.350.00 TL ve 22.11.2006 tarihli ve G-0068865 seri numaralı dekontla 32.600.00 TL olmak üzere toplam 117.950.00 TL çektiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2.Sanık; İddianamede zaman dilimi olarak belirtilen 2006 yılında Gebze ... Şubesinde pazarlama yönetmeni olarak görev yaptığını, aynı yıl içerisinde 1-2 kez de vekâleten şube müdürlüğü görevlerinde bulunduğunu, müşteki ...'nin bankanın müşterisi olduğu için tanıdığını, iddia edildiği şekilde müştekinin bilgisi dışında sahte kredi kullanma talimatı vermediğini, görevi gereği para çekme dekontları tanzim etme yetkisi bulunmadığından müştekinin imzasını da taklit ederek müştekinin bilgisi dışında hesabından para çekmediğini, suçlamayı kabul etmediğini savunmuştur. 3.Mağdur ...; sanık ...'ı ... Gebze Şubesine kredi başvurusunda bulunduğundan dolayı tanıdığını, ticaretle uğraştığından dolayı 2006 yılında Gebze ... Şubesine 30.000,00 TL tutarlı ticari kredi başvurusunda bulunduğunu, gerekli prosödürü yerine getirdiğini fakat daha sonra ihtiyacı olmadığından dolayı kredi talebinin kabul edildiği halde, 30.000,00 TL krediyi kullanmadığını, 2006 yılının sonuna ... paraya ihtiyacı olduğundan dolayı yeniden kredi ile ilgili ... Gebze Şubesine gittiğinde 30.000,00 TL kredinin kullanılmış olduğunu öğrendiğini, ancak; hiç bir şekilde bu banka şubesinden para çekip, kredi kullanmadığını, bankadan kredinin kapatılacağının söylendiğini, 2007 yılında yeniden paraya ihtiyacı olduğundan ve menkul kıymetlerle ilgilendiğinden dolayı Türkiş Bank Gebze Şubesi'ne kredi talebini ilettiğini, ancak herhangi bir bankadan 125 milyarlık kredi kullandığını ve riskinin bulunduğunun söylendiği, banka tarafından ... Gebze Şubesine 55.000,00 TL civarında borcu göründüğünü, bu şubeden kredi kullanmadığını beyan etmiştir. 4.Tanık olarak dinlenen banka çalışanları Mehmet Atfı Ergun, ..., ... ortak beyanlarında; mudi Arif İsmet'in portföy yetkilisinin sanık ... olduğunu ve kredinin onun zamanında kullanıldığını, mudinin para yatırmaya ya da para çekmeye geldiğinde gişeye gelmediğini, sanığın ve banka müdürünün bulunduğu üst kata çıktığını, dekont, imzalı bir şekilde kendilerine geldiğinde, parayı da üst kata gönderdiklerini söylemişlerdir. 5.Tanık olarak dinlenen ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen banka şube müdürü Ayşin Bekar; 2006 yılında Kıbrıs'ta görev yaptığını, geçici süre ile sanığın şubede müdürlüğe baktığını, görev yaptığı dönemde müştekinin hesabından sahte belgelerle para çekip çekmediğini bilmediğini beyan etmiştir. 6.20.05.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre; 18.01.2006 tarihli genel kredi sözleşmesindeki ...'ye atfen atılı imzanın mudi ...'nin eli ürünü olduğunun, ancak 6 adet para çekme dekontundaki imzaların mudinin el ürünü olmadığının, imzaların sanığa ait olup olmadığının tespitinin yapılamadığı bildirilmiştir. 7.Bozma ilâmı doğrultusunda alınan 28.09.2022 tarihli bilirkişi kurul raporuna göre; mudinin hesabı, en son 31.10.2006 tarihinde 37.000,00 TL borç tutarının ödenmesiyle 0 TL bakiye arzetmekteyken, hesaptan, sahte imzalı talimatlarla ve talimatsız olarak 03.11.2006-22.11.2006 tarihleri arasında ayrı ayrı 5 işlemde toplamda 125.000,00 TL tutarında kredi kullandırıldığı, kullanılan kredinin katılan ...’nin şube nezdindeki 18152235 mevduat hesabına virman yapıldığı, krediye ait faiz ödeme dekontlarında; paranın katılan ... tarafından yatırıldığının belirtildiği, toplamda 125.000,00 TL olan kredi tutarının 6 işlemde 117.950,00 TL’lik kısmının sahte imzalarla hesaptan çekildiği, 7.050,00 TL’lik kısmının ise 7.530,00 TL’lik virman işlemi ile birlikte, 07.11.2006 tarihinde katılan ... ile oğlu ...’nin şube nezdindeki 18100994 nolu müşterek hesabına gönderildiği, ilgili tutarın 8.100,00 TL olarak aynı tarihte katılan ...’in ... Bankasındaki hesabına EFT yapıldığı, katılan ...’in 18152235 nolu hesabından 21.11.2006 tarihinde ... Bankasındaki hesabına kredi tutarından 3.350,00 TL daha EFT yapıldığı, toplamda 125.000,00 TL olan kredinin 23.07.2007 - 05.09.2007 tarihleri arasında yapılan geri ödemeler sonucunda, borç bakiyesinin 55.388,96 TL’ye düştüğü, kalan borç bakiyesinden katılan ... ve oğlu Ediz’in müşterek hesabına gönderilen 7.050,00 TL ile ... Bankasındaki hesabına EFT yapılan 3.350,00 TL’nin düşülmesiyle, suiistimal edilen tutardan, geri ödemesi yapılmayan tutarın faiz hariç, 44.988,96 TL olduğu tespit edilmiştir. 8.Bozma ilâmı doğrultusunda katılan bankanın 23.10.2020 havale tarihli cevabi yazısına göre; 01.10.2006-31.12.2006 dönemi için kullanılan tutarlara ilişkin borçlu cari hesap ekstresinin yetersiz bir adrese dönüştürülmesi nedeni ile iade edildiği, söz konusu adres değişikliği işleminin sanık tarafından yapıldığı, mudi Arif'e ait hesapta para olmadığı halde bir banka personelinin bir hesaptan EFT işlemi yapamayacağı, yine mudi Arif'in hesabından mudi ve oğlunun hesabına yapılan virman işlemleri sonucu para çekilmediği, virman yapılan tutarın ...'nin ... Bankasındaki hesabına EFT yapıldığı anlaşılmıştır. 9.Mudi adına düzenlenen dava konusu işlemlere ilişkin kredi sözlemesi, kredi ödeme talimatlarının, tediye fişlerinin, mudiye ait Bankacılık Hizmet Sözleşmesi ile muhtelif imza örneklerinin ve mudi beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. 10.Dosyamız arasında 25.09.2007-03 tarih ve sayı numaralı soruşturma raporu ile bankanın sanık hakkında zimmet suçundan yaptığı suç duyurusu bulunmaktadır. IV. GEREKÇE 1.Mahkemece sanığın, bankanın devamlı müşterisi olan Arif’in şube nezdinde açılan kredi hesabından usulsüz olarak kullandığı kredileri, anılan mudinin mevduat hesabına virman yapması ve aktarılan tutarları mevduat hesabından mudi yanındaymış gibi imzasını taklit ederek kendi adına nakit çekmesinde, kendisi tarafından düzenlenen makbuzları gişe görevlilerine vererek parayı elden almak suretiyle 125.000,00 TL’yi zimmetine geçirdiği, bu miktar üzerinden yapılan geri ödemelerden sonra geriye kalan 44.988,96 TL’nin sanığın uhdesinde kaldığı/bankanın zararına dönüştüğü sanığın bu suretle üzerine atılı basit zimmet suçunu işlediği kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de; dosyada asılları mevcut olan sahte imzalı 03.11.2006, 06.11.2006, 15.11.2006, 21.11.2006, 22.11.2006 tarihli tediye fişlerinin Dairemizce yapılan incelemesinde; fişler üzerindeki sahte imzaların iğfal kabiliyetinin ve aldatıcılığının bulunduğu, bu haliyle sanığın eylemlerinin zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden basit zimmet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Olay tarihinde ... A.Ş. Gebze şubesinde Ticari Pazarlama Yönetmeni yanında kredi komitesinde de görev yapan sanığın banka parası üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğünün bulunduğu, katılan bankanın şikâyetinin bulunması nedeniyle muhakeme şartının gerçekleştiği, eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu halde basit zimmet olarak kabul edilmesinde aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın sorumlu olduğu zimmet miktarının sanıktan alınarak bankaya ödettirilmesine karar verilmesi, tazmine karar verilen banka zararı esas alınarak nispi vekâlet ücreti ve nispi harca hükmedilmesinde de hukuka aykırılık görülmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli ve 2020/13 Esas, 2023/161 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, tazmine hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 3.073,19 TL nispi temyiz onama harcının sanıktan tahsiline, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla