KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/20279 E., 2025/9833 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/875 E., 2023/834 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Suç tarihleri
- 26.03.2017
- Hükümler
- Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/193 Esas, 2022/423 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18.maddesinin delaletiyle 3/5, 3/10, 3/10-son, 3/22 ve 4/2 , 43/1 maddeleri ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca neticeten 5 yıl 24 ay 10 gün hapis ve 56.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2023/875 E., 2023/834 K. sayılı kararı ile sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Katılan vekilinin temyiz istemi, suçta kullanılan nakil araçlarının ve suça konu eşyaların tamamının müsaderesine karar verilmesi gerektiği ve ayrıca istinaf mahkemesi kararının aleyhe olan diğer tüm hususlar yönünden de temyiz edildiğine ilişkindir. 2. Sanıklar ... ve ...'un temyiz istemleri; eksik araştırma sonucu ve lehe olan hükümler uygulanmadan karar verilmesi nedeniyle usul ve kanuna aykırı olan hükümlerin bozulmasına ve haklarında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanıklar hakkında zincirleme suça vücut veren eylemlerden 26.03.2017 tarihli eylemin toplu kaçakçılık suçu, 17.02.2017 tarihli eylemlerin ise bireysel kaçakçılık suçu kapsamında olduğu, sanıkların zincirleme kaçakçılık eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak teselsül etmediği anlaşılmakla;
sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaleti ile 3/5. ve 3/10. maddeleri gereğince belirlenen cezadan öncelikle aynı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca artırım yapılıp sonrasında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılırken, 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uygulanmadan bulunan ceza üzerinden artırım yapılması yerine toplu kaçakçılıktan verilen cezadan artırım yapılması ve sonrasında da belirlenen cezadan 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20279, K. 2025/9833, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama